29 Aralık 2013 Pazar

Kapı Süsleri

Şimdi görsel bir şölene hazır olun. Okulumuz A3-Ç sınıfının çocuk gelişimi derslerinde yapmış olduğu kapı süslerinin görüntüleri ile sizleri baş başa bırakıyorum.

 
















Ellerinize sağlık çocuklar...

26 Aralık 2013 Perşembe

Elmalı Pay

Merhaba,

Elmanın kendisini yemekten çok, onun aroması ile oluşturulan tadları sever bazılarımız. Elmalı kurabiye, elmalı kek ve derken Çiğdem Hocam'ın değişmeyen lezzeti elmalı pay da sevilen lezzetlerim arasında yerini aldı.
Sevgili Meslektaşım, bu lezzeti birçok kez bizim için hazırlamıştır. Bugünden o günlerden birisiydi. Ben, içi aroma dolu elmalı payı her seferinde çok beğendiğimi belirteyim. Hele içinde benim sevdiğim ayva olup da içinden pembe-kırmızı arası bir görüntü çıkınca pek mutlu oluyorum.
Bu sefer fotoğraf makinemle görüntü almayı başarabildim, zira tarifini alalı epey oldu; ama görüntü olmayınca lezzetin pek bir anlamı olmuyor. Bu yüzden epeydir yayınlanmayı bekliyordu.
Gönlü güzel kendi güzel meslektaşımın bu şaşmaz tarifini size sunuyorum.

 
 
İÇ MALZEMESİ
 
4-5 tane elma
1 portakal(isteğe bağlı ayva da eklenebilir)
1,5 bardak toz şeker
1 çubuk tarçın
2 karanfil tanesi
Yeteri kadar ceviz
 
HAMUR MALZEMELERİ
 
1,5 bardak sıvıyağ
1 yemek kaşığı yoğurt
Un
Vanilya
Kabartma tozu
 
HAZIRLANIŞI

Kabuğu ile birlikte elmaları küp küp doğrayınız. Üzerine şeker, portakal kabuğu ve portakal suyunu dökünüz. Tarçın, karanfili ekleyip kısık ateşe koyalım. Şekerin erimesini bekledikten sonra orta ateşe alıp, elmaların suyunu çekmesini  ve kıvam almasını bekleyiniz.
Elmalar piştikten sonra tarçın ve karanfilleri çıkarınız, toz tarçın ve ceviz ekleyiniz. Karışımı soğumaya bırakınız.
Hamur için; sıvıyağ ve yoğurdu bir kabın içinde karıştırıp, içine un, vanilin ve kabartma tozunu ekleyiniz.
Elde ettiğimiz hamurları küçük parçalar halinde bölüp, hazırladığımız içten koyup ve poğaça şeklinde kapatınız.
175 derecede 25-30 dakika pişirdikten sonra üzerine pudra şekeri ve tarçın karışı serperek servis yapınız.

Afiyet olsun.

Hafta sonu yeğenim Kadirhan için hazırlamış olduğum muffin görüntüleri size veda etmek istiyorum. Tarifine buradan ulaşabilirsiniz.

 
 
Selam ve dua ile...



13 Aralık 2013 Cuma

HAVUÇLU KEK

Dolu dolu zamanları geride bırakarak döndüm bloğumun başına. 2009'un Kasım ayında başlamıştık yayına ,4 yılı geride bırakmışız. Hep daha çoğunu yapmak isteyip de, zaman-mekan ve meşguliyetler arasında kalarak az ile yetinmek zorunda kaldım. 

 
Pek meşgulüz bu aralar; zira göç hazırlığındayız. Türkiye'deki hayatımıza bir ara verip, uzak diyarlara göçeceğiz nasipse. İlerleyen zamanlarda ayrıntılardan sizi haberdar ederim.
 
Değerli meslektaşım Memduha Hanım, Diyarbakır'dan gelen doğal ürünlerini paylaştı benimle. Ben de onları sizin için görüntüledim.
 
 
Kurutulmuş Reyhan Otu
 
 
Kekik
 
 
Sumak
 

Kendisi bir de havuçlu kek tarifini verdi bana, bazı öğretmen arkadaşlar tarafından da denenmiş olan bu tarif hep olumlu sonuçlar verdi. Yalnız, tadına bakıp görüntülediğim kekin fotoğrafları benim oğullarım tarafından silinmiş. Yine de tarifini yazmakta kararlıyım.

MALZEMELER

4 yumurta
1,5 su bard. toz şeker
1 su bard. sıvıyağ
1 su bard. süt(yoğurt da olabilir)
2 su bard. rendelenmiş havuç
1 bardak dövülmüş ceviz içi(fındık da olabilir)
3 su bard. un
1,5 paket kabartma tozu
Tarçın

HAZIRLANIŞI

Yumurta ve toz şeker çırpılıp, sıvılar eklenir. Elenmiş un ve kabartma tozu ve tarçın  da eklenerek, tahta kaşıkla kek hamuru karıştırılır. Ceviz ve havuç karışıma eklenerek, kek hamuru kalıba dökülür. Kelepçeli ya da dilimli kek kalıbı (kalıbı yağladıktan sonra üzerine un serpin ve fazlasını dökün). Kekinizi önceden ısıtılmış 175 derece fırında içi çekene kadar pişirin.
Daha önce yayınladığım havuçlu kek tarifine de bakabilirsiniz.

Bu gönderimi en son yaptığım çaylı kek tarifi ile kapatayım, tarifine buradan ulaşabilirsiniz.
Selam ve sevgiler....

15 Ekim 2013 Salı

İyi Bayramlar

Kurban bayramımız hayırlı, mübarek olsun. Hak katına ulaşan niyetlerimizin kabul olması temennisiyle iyi bayramlar diliyorum.
Bayram tatlımı yayınlamakta geç kaldım. Bu sene tatlı hazırlamak çok kolay oldu; çünkü ailece tatlı sipariş verdik. Ne kolay değil mi?
Memleketimizde(Trabzon) meşhur tatlımız vardır; sarılı burma, bu tatlının siparişini verdik.
Meşhur Nejla Hanım tatlıları, Akçaabat'tan Zonguldak'a kadar ulaşmış oldu böylece. Yolunuz düşerse, yada sipariş vermek isterseniz buradan gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz.


Nejla Hanım, böyle reklamını yaptığımı görse, herhalde bana eşantiyon olarak bir kısım tatlı gönderir.


Bahsettiğim sarılı burma tatlısı işe bu.
 

Bize siparişlerimizi şık bir çanta ve şerbet şişesi ile birlikte gönderdiler.

 
Tatlı kutusu.
 
 Sarılı burmalar kuru halde, şerbetlenmeden önce.

 
 Tatlıyı anlatayım derken epey bir görsel ekledim. Bayramınız bayram ola!


24 Eylül 2013 Salı

Prenses Koleksiyonu-Esin Ertan

Merhaba,

Daha önce bahsettiğim başarılı modacı Esin Ertan'ın yeni yaptığı, pek zarif Haute Couture "Prenses Koleksiyonu" tasarımından bazı görüntüleri sizinle paylaşmak istiyorum.
Koleksiyonu hikayesi ve fotoğrafları ile birlikte, bana gönderdiği için kendisine teşekkür ediyorum.

 
Kutu Tasarımları
 
 

Petrol Mavisi-Yandan Bantlı Elbise

                                                                               Petrol Mavisi-Kemerli Elbise
 

Su Yeşili-Çiçekli Elbise
 
 
 Zümrüt Yeşili-Simli Ceket
 
 

Prenses Koleksiyonu- İlham ve Hikayesi  
 
Tasarımlarımı hayata geçirirken Padişahımın Sultanimin kızı, melikesinden ilham alıyorum ve Prenses Koleksiyonlarımı oluşturuyorum onların tarihteki  zarafetinden, asaletinden beslenerek tasarımlarımı hayata geçiriyorum. Örneğin  Hatice Sultaninin sadeliğinden inceliğinden  ilham alarak pastel tonlar ile , Hürrem Sultanin ağır duruş sergileyen asaletinden ilham alarak ise  canlı renkler ile Haute Couture tasarımlarımlar yapıyorum.
Hürrem Sultan(Kanuni Sultan Süleyman’ın esi ve Sultan II. Selim'in Annesi):  Hürrem Sultan bir Turkuaz ve Yeşil tutkunu. İlerleyen yıllarda saks mavileri ve koyu tonları tercih etmeye başlıyor ama Hürrem Sultan’ın tutkun olduğu başka bir renk daha var o da Erguvan rengi. Hürrem Sultan ayrıca Valide Sultanlar içerisinde zengin takı ve mücevherleri ile de dikkat çekmektedir.
Hatice Sultan (Yavuz Sultan Selim'in Kızı): Hatice Sultan; Babası Yavuz Sultan Selim gibi sadeliği seven bir insan. Kaftanları genellikle pudra ve pastel renklerden oluşmaktadır. Sadelik en önemli tercihi olmuştur her zaman.
Öncelikli olarak Sultan ve ailesi için özel olarak yapılan kaftanlar uzun ve bol kesimli olarak tasarlanmıştır. Kaftan tasarımlarının büyük olmasındaki temel amaç Sultan’ın ihtişamını görkemini arttırmaktır. Bende tasarımlarımda Sultanimin melikesinin kızının asaletini göstermek için Kabarık arkası kuyruklu tuvaletler ve kumaşların saflığıyla birlikte dökümlü uzun abiyeler tasarladım.
Osmanlının ilk yüzyıllarında, çınar yaprağı, kozalak ve nar motifleri kullanılmış olmak ile birlikte ilerleyen yüzyıllarda bu motiflerin değiştiğini görmekteyiz, Osmanlı kumaş sanatının en yüksek seviyelere ulaştığı 16. Yüzyılda ağırlıklı olarak Lale, Bulut ve Benek motifleri daha popüler olduğunu, 17. Yüzyıl Kaftanlarının ise ana motifinin Karanfile döndüğünü ve şaşırtmalı kompozisyon düzeni uygulandığını görmekteyiz. Kumaşların zemininde Krem ve Güvez,  desenlerde ise yoğunluklu olarak Turkuaz  bulunmaktadır. Osmanlı da , Lale figürü nazardan korunmak için , bayanların elbiselerin içine  islenirdi..  Bende bu geleneği yasatmak için tasarımlarımda Lale motifini kıyafetlerimin içinde bir yerde mutlaka kullanıyorum. Ve eşarp tasarımlarımda Osmanlıda kullanılan motiflere sıkça yer veriyorum.
   
Hikayesi ile birlikte yer verdiğim bu koleksiyon için, emeğine ve yüreğine sağlık Esin Ertan. Modacı hakkında bilgi ve iletişim için; http://esinertan.com.
Sadece modaya yer verdiğim bu gönderimden sonra, en kısa zamanda güzel tariflerde buluşalım.
 
Afiyetle kalın inşallah.


21 Ağustos 2013 Çarşamba

Elmalı Kurabiye

Herkesin en az bir kere denediği ya da bir denesem dediği, bir tariftir elmalı kurabiye. Sanırım Türk damak zevkine hitap ediyor,  zira pastanelerde de rahatlıkla bulabilirsiniz. Ben de ilk defa yaptım, şekline karar vermekte zorlandığımdan iki farklı şekil denedim. Yoğun elma tadını isteyenler için minik poğaça şekli verilerek yapılabileceğine karar verdim; çünkü sarma kurabiye şeklinde hazırlanınca elma tadı geri planda kalıyor. Oktay ustanın elmalı kurabiye tarifini esas alarak hazırladım.
 
 
MALZEMELER
 
-1 su bardağı nişasta
-1,5 su bard. pudra şekeri
-125 gr. tereyağı
-1 çay bardağı sıvıyağ
-1 çay bardağı yoğurt
-1 yumurta
-3-4 su bard. un
-1 tatlı kaşığı kabartma tozu
-vanilya ya da limon kabuğu rendesi.

İç Harcı İçin;

-4 tane kırmızı elma
-5 yemek kaşığı toz şeker
-1 çay bard. kırık ceviz
-tarçın

Üzeri İçin;

-Pudra şekeri

HAZIRLANIŞI

Elmaları soyup, rendeliyoruz. Bir tavaya elma rendesi, şeker ve tarçını koyup pişiriyoruz. Kırık cevizi de ekleyerek tavanın altını kapatıyoruz.
Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı ile yumurtayı çırpıyoruz(vanilya ya da limon kabuğu rendesini bu aşamada ekleyin), yoğurdu da ekleyerek çırpma işlemini bitiriyoruz. Sıvı karışıma sıvıyağı da ekledikten sonra, kuru malzemeleri de ilave edip özlü bir hamur yoğuruyoruz. Hamurun üzerini bir bezle kapatıp, 30 dakika buzdolabında bekletin. Hamurunuzdan küçük bezeler yapıp, merdane yardımı ile mümkün olduğu kadar ince açın, iç harçtan koyup kapatın. Elinizle kenarlarından biraz eğerek oval şekil verip, yağlanmış tepsiye dizin. 190 derece fırında pişirin. Fırından çıkan kurabiyelerinizin üzerine pudra şekeri serperek, servis edin.

Afiyet olsun.
 


18 Ağustos 2013 Pazar

Bayram Sonrası...

 
Merhaba Dostlar,
 
Bayram öncesi eşimin memleketi Devrek'e gittik. Köy ortamında, doğaya ve toprağa bayağı bulaştık. Küçük oğlum epey taş atmaca oynadı, 16 aylık oldu kendisi. Köydeki serin ortama alışmıştık, dönünce bayağı zorlandık.
 
 
 

Facebook hesabımı kapatalı beri ziyaretçi sayım biraz düştü, duyurulur! İhmal etmeyelim lütfen!

Elmalar çıktı boy, boy. Elmalı kurabiye çeker şimdi canım. En kısa zamanda güzel bir elmalı kurabiye tarifi paylaşayım sizinle.

Zaman geçtikçe; bazı insanlarla, mekanlarla mesafe girer ya aranıza. Yücel Arzen'in "Bilmezler nasıl sevdik" şarkısını dinlerken bunu düşündüm.

Unutan, unutmayan, yüreğinden uzaklaştıran ya da yüreğinde hep yer ayıranlara selam olsun, geçmiş bayramını mübarek olsun.

4 Ağustos 2013 Pazar

Bir Kitap Tanıtımı

Pek fazla dile getirmemiş olsam da, ilgimi geçen konulardan biri de Kuran-ı Kerim'deki musikidir. Bu konuda yapılacak çok şey olduğuna inanıyorum. Belki bu konuda önemli bir kilometre taşı olabilecek bir kitap Işık yayınları tarafından yayınlandı geçenlerde; ‘Kur’an ve Şan Tekniği Hu.
Kitabın yazarı, Gönül Hurmalı, müzik eğitmeni ve besteci.
Kur’an okumayı öğrenirken kıraat talimi ile şan eğitimi arasındaki benzerliği fark etmiş ve bu konuyu araştırmaya başlamış. ‘Kur’an ve Şan Tekniği Hu’ kitabında bu iki zıt alanın ortak noktalarını ele alıyor.
Gönül Hurmalı, 1984’te 9 Eylül Üniversitesi İzmir Devlet Konservatuarı Opera ve Konser şarkıcılığı bölümüne başlamış, eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış.

 
Hafızlık eğitiminde uygulanan bazı yöntemlerin opera çalışmaları sırasında kullanıldığını biliyor muydunuz? Birbirine oldukça uzak bu iki alanın aslında bu kadar yakın olması size de ilginç gelmiş olmalı. Müzik eğitmeni, besteci Gönül Hurmalı, ‘Kur’an ve Şan Tekniği Hu’ kitabında bu iki zıt alanın ortak noktalarını ele alıyor. Hurmalı, ayrıca Türk operasının duayenlerinden, şan pedagogu Sabahat Göksu Tekebaş’ın İzmir’deki tek kız öğrencisi.
Gönül Hurmalı kitabı hakkında, birçok TV kanalına röportaj vermiş ve programa katılmış. Ben de TRT1 de rastlamıştım. Programın sonuna yetişmiştim, Kuran-ı Kerim de 8 vuruşluk nota olduğunu söylüyor. Bu yıl piyano eğitimi alan oğlum için, biz de notalarla bayağı haşır-neşir olduk.
Umarım en kısa zamanda istifade etmek nasip olur.
 
Selam ve dua ile...

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Yemeğe Mola...Modaya Merhaba

Merhaba,

Ramazanda yemek öyle gerilerde kaldı ki hayatımda! Eh biraz rahat ettik. Hem midelerimiz rahatladı, hem de mutfaktaki tencere-tavalar.
İftar davetlerim oldu elbet; ama en sadesinden. Yaza gelen ramazanlarında farklı güzellikleri oluyormuş.
Geçen yılki ramazan ayını hatırladım. Simav günlerimizi yani.
Ege pidenin tahinli pidesini, Karadeniz pastanesinin ekmek kadayıfını, sahur davetimi, sabah namazlarını, dostlarımızı, bayram sabahını...
Hepsi "Biz Simavdayken..." diye başlayan hatıralarımızda yerlerini aldı.

Yemeğe mola diye başlık attığıma bakmayın. Bugün mübarek Kadir gecesi münasebetiyle, komşularımızın gecesini mübarek etmek için lokma yapıp ikram ettim.
Gördüğünüz gibi yemeğe mola desem bile, o mola da yemek var.
 
Moda tasarımcısı arkadaşım Remziye ile muhabbetlerimizin yarısı modadır aslında. Yaklaşık 20 yıldır içinde olduğum tesettür modasından bahsetmek isterim hep. Benim gibi küçüklüğünden beri kıyafetleri terzi tarafından özel olarak dikilen birisi ister istemez kendini bir seçim arenasında buluyor. Karar vermeden önce, bütün piyasayı elekten geçiriyorsunuz. Artık her şey o kadar hızlı ve çabuk tüketiliyor ki, bazen yazmak bile anlamsız geliyor.
 
 

Zaman gazetesinin eklerinin sıkı takipçisiyim, tesettür modası pek işlenir orada. Tesettüre uygun eşofmanlar pek aranır olmuş, şimdi adını unuttum Fatih'te bir yer kişiye özel dikim yapıyormuş. Yukarı da yer alan modeller www.tesetturspor.com adresinde onlarcasını bulabileceğiniz eşofman modellerinden seçilmiş.

Osmanlı desenleri moda dünyasında çok kabul görüyor. Modacı Esin Ertan da tam bu alanda benzersiz tasarımlar ortaya koyuyor. Ünü ülkeyi çoktan aşmış Dubai, Katar gibi zengin körfez ülkelerinden pek müşterisi varmış. Ne diyelim Allah artırsın. İyi iş her zaman müşteri bulur.
 
 
Gelinlik ve kına kıyafeti Esin Ertan'ın http://esinertan.com sitesinden seçilmiş. Bilirsiniz kişiye özel tasarım yapan modacılar sitelerinde çok az parçaya ver verirler, taklit edilmesin diye. Modacı Kuaybe Gider'in web sitesinde birkaç tasarım görünce çok şaşırmıştım. 
Ben arkadaşım Remziye'nin bir kombini ile veda edeyim, bayram alışverişi için fikir verir. Görüntü için kendisinden izin almadım ama; kızmaz inşallah:))
 
 
 
 
Bin aydan hayırlı bir gecenin arefesinde affa mazhar olmak ümidiyle geceniz hayırlı, duanız makbul olsun inşallah.
 
İyi Bayramlar...
 

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Fırın Sütlaç

Perşembe akşamı annemleri iftara davet etmiştim. Mütevazi iftar soframdan görüntü almadım. Ama hazırladığım fırın sütlacın görüntüsünü sizin için almayı bir borç bildim kendimce. Daha önce tarifini verdiğim hamsiköy sütlacını fırında hazırladım bu sefer.

Bu yıl fırın kaplarından hem kendime aldım hem de arkadaşlarıma hediye ettim.Fırın kapları; sütlaç, güveç ve yoğurt sunumu için hem lezzetli hem de pek şık oluyorlar.
Hamsiköy sütlaç tarifini iki ölçü hazırladım. Lokantalarda fırın sütlaç yapmak için; sütlaç kaplarını yarıya kadar doldurduktan sonra, kalan sütlacın üzerine yumurta kırıp kaseleri dolduruyorlar. Dikkat ederseniz, dışarıda yediğiniz fırın sütlaç pek sarıdır. Ben yumurta kullanmadım, sadece sütçüden aldığım yağlı sütü kullandım. Zira hazır sütler yağsız olduğu için, sütlü tatlılar pek kıvamlı olmuyor.
En önemli püf noktası, sütlacı hazırlayıp kaplara dökdükten sonra soğuduğunda üzerinin buruşması. Bu demek oluyor ki artık sütlacınız fırına girebilir. Ben üzerini çok fazla yakmak istemedim, bu görüntü bana kafi geldi.

Hamsiköy sütlacını verdiğim tarifin iki katını alarak hazırlayın ve 6 tane fırın kabına paylaştırın. Birkaç küçük kase daha sütlacım arttı benim. Fırın tepsisinin içine biraz su döküp, fırın kapları yerleştirin ve 180 derecede üzeri biraz kızarana dek pişirin. Oda ısısına gelince buzdolabına kaldırın, soğuk olarak servis yapın.

Afiyet Olsun.

Kayısılı Kek

Nisan-Mayıs ayından kalma bu tarifi kayısı suyu ile hazırladım. Şimdi ramazan günlerinde niye kek tarifi demeyin, bu ramazan en önemli hazırlığım ve uğraşım; gün içinde çocukları hem oyalayacak hem de doyuracak bir menü oluşturmak oluyor. İftar sofraları hafif geçtiği için, mutfaktaki mesaimin çoğunu çocuklara harcıyorum.

MALZEMELER

-3 yumurta
-1 su bardağı toz şeker
-1 türk kahvesi fincanı sıvıyağ
-1/2 su bard. kayısı suyu( kayısı hoşafından kullandım)
-2 su bard. beyaz un
-1 paket kabartma tozu
-1 paket  vanilin
-1 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi

Üzeri İçin; 
Kırık Fındık



HAZIRLANIŞI

Yumurtaları ve şekeri köpük kıvamı alıncaya kadar çırpın. Sıvı yağı ve kayısı suyunu ekleyin. İki kere elediğiniz beyaz unu tahta kaşıkla karışıma ilave ediniz. En son kabartma tozu, vanilin ve limon kabuğu rendesini de karışıma ilave edip, karıştırın. Kalıp olarak yuvarlak kelepçeli bir kek kalıbı kulllandım ben. Kek kalıbının içine yağlı kağıt serip, içine biraz tereyağ sürün ve un serpin. Fazla unu döktükten sonra, kek karışımını kalıba dökünüz. Üzerine kırık fındıkları da koyduktan sonra, önceden ısıtılmış 160 derece fırında 40-45 dakika pişiriniz. Daha yüksek ısıda pişirmeyin lütfen.

Afiyet Olsun.

Arkadaşım Remziye ailesi ile birlikte bizi ziyarete geldiğinde, kayısı suyu yerine aynı miktarda çay demi kullandım, sanırım o da güzel olmuştu. Onun içine biraz da parça fındık koymuştum.