28 Haziran 2014 Cumartesi

ÇEKİLİŞİMİZ BAŞLIYOR

Merhaba,

Ramazan-ı Şerifimiz mübarek olsun inşallah. Sessiz sessiz beni takip edenler, tarif alanlar, uygulayanlar, uygulamayanlar...Yani bana dokunan herkes, tanışma vakti geldi.
Tanışma için, çekiliş yapmayı uygun buldum. Çekilişimizin şartlarını şu şekilde belirledim:

1-) Siteye üye olmak,
2-) Sayfada beğendiğiniz herhangi bir tarife yorum bırakmak,
3-) Çekilişi facebook sayfanızda duyurmak,

Katılımcılar arasında, random.org da yapılan çekilişte bir kişiye Özdilek havlulu mutfak önlüğü ile çınaraltı pastanesi ürünlerinden tadım paketi göndereceğim.

Ayrıca en çok yorumu bırakan 2 kişiye, çınaraltı pastanesi tadım paketi göndereceğim.


Önlüğün rengine karar vermedim; pek kullanışlı mutfak önlüklerimizin modelleri şu şekilde:




Katılım için son tarih, 20 Temmuz çekiliş tarihi 22Temmuz.  Şimdiden bol şans diliyorum.

11 Haziran 2014 Çarşamba

Midye Börek

Günaydın,

Söylemiştim ya, becerikli arkadaşlarım çok benim. Mesai arkadaşlarımdan sevgili İngilizce Öğretmeni Gökben'in bugün sabah yapıp dumanı üzerinde sıcak sıcak okula getirdiği midye böreğin tarifini paylaşmak istiyorum sizlerle. Kendisinin kısırı da pek meşhurdur bu arada.


MALZEMELER

4-5 adet hazır yufka
Kıyma
Soğan
Tuz
Karabiber
Sıvıyağ

Yufkaları Islatmak İçin;

Eritilmiş tereyağı
Su



HAZIRLANIŞI

Önce iç malzemesini hazırlıyoruz. Sıvıyağ koyduğumuz bir tavada, kıymayı kavurup soğanı ekliyoruz. Kıyma suyunu çekince tuz ve karabiberi ekleyip, altını kapatıyoruz. Bu aşamada istenilirse maydanoz ilave edilebilir. Kıymalı harcı soğumaya bırakıyoruz.

Eritilmiş tereyağı ile bir miktar suyu karıştırıyoruz. Açtığımız yufkanın üzerine eşit miktarda sürüyoruz. Yufkayı bıçakla dörde bölüyoruz. Dört parçadan birini, merkezden dışa doğru olacak şekilde büzüyoruz ve ortada bir araya getiriyoruz. Uç kısımlarına malzemeyi koyuyoruz, üzerine sarıp, ters çeviriyoruz ve tepsiye yerleştiriyoruz. Üzerine yumurta sarısı sürüp, bekletmeden 175 derece fırında pişiriyoruz. Resimli tarife şuradan ulaşabilirsiniz.

Ben iftardan sonra tadına bakmak üzere, böreğimi aldım. Pratik, lezzetli ve şık bir tarif.

Eline sağlık arkadaşım.

Berat kandiliz mübarek olsun, dolu dolu, bol dualı ve  ibadet ile geçirmeniz dileğiyle.

Selam ve dua ile...


7 Haziran 2014 Cumartesi

Vişneli Ruşeymli Kek

Artık herkes biliyor, buğday rafine edilip, beyaz una dönüştürülürken yararlı bütün bileşenleri alınıyor; rüşeym mesela.
Selva'nın yeni ürünü buğday rüşeymini aldım. Ne ilginç değil mi? Ürünün kendisine ait bir bileşeni ondan ayırıyorlar, biz onu alıp tekrar ekliyoruz!
Hasılı vişneli kekime buğday rüşeymi ekledim. Bu aralar fotoğraf makinem bozuk olduğu için, görüntüyü webcam ile çektim. Kullandığım kek kalıbı Zenker'in kalpli kalıbı. Sevgili Resim Öğretmeni arkadaşım hediye etmişti, Bartın'da. Keki çok özel birisi: Çiğdem Hanım için hazırladım. Bu hafta sonu oğlu ziyaretine gelmişti.


MALZEMELER

3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı sıvıyağ
3/4 su bardağı ılık su
2 su bardağı un
1/2 su bardağı buğday rüşeymi
1 limon kabuğu rendesi
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı vişne

Üzeri İçin;

Pudra Şekeri
HAZIRLANIŞI

Oda sıcaklığındaki yumurtaları şeker ile çırpıyoruz. Şekeri 3 seferde ekleyelim lütfen. Kek hamuruna ılık su ve sıvıyağı ince ince akıtarak ekleyip hafif karıştıralım. Unu, kabartma tozu, vanilya ve rüşeymi ekleyip, alttan üste doğru spatula ile karıştıralım. Limon kabuğunu rendeleyelim. Yıkayıp kuruladığımız vişneleri hafif un-pudra şekeri karışımına bulayıp kekin üzerine yerleştirelim. 160 derece önceden ısınmış fırında pişirelim. Kürdan testi yapıp, içi pişince keki çıkaralım, ılıyınca üzerine pudra şekeri döküp servis edelim. Vişne ile ilgili diğer yaptıklarıma bakmak isterseniz, burada ve burada bulabilirsiniz..

Afiyet Olsun.

4 Haziran 2014 Çarşamba

Tok Tutan Besinler


Zayıflamayı aç kalmak olarak düşünürüz hep. Önce aç kalırız, belki biraz da zayıflarız. Sonrasında ne olur? Zayıflamayı bir şeylerden mahrum kalmak olarak kodladığımız beynimiz geri sarmaya başlar ve mahrumiyetini telafi etmek ister.

İşin aslı esası böyle değil!

Peygamber Efendimizin hayatına, sünnetlerine baktığınız da; az yemek, sık sık yememek(ara öğün yok), su içmek, çok çiğnemek gibi belli başlı şeyler görürsünüz.
Çelişkili gelmiştir hep, neden diyetisyenler ara öğün koyar da; Peygamber Efendimizin sünnetinde buna rastlanmaz.
Nihayet Canan Karatay'ın kitabında bu sorularıma cevap buldum; ara öğün yok dostlar. Aç kalmak yerine de tok tutan besinlere ağırlık vermek ve glisemik indeksi yüksek(işlenmiş gıda) gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Ola ki canınız istedi, işlenmiş gıdaların( pasta, börek, tatlı) fazlaca tadına baktınız, o zaman yürüyeceksiniz.

Bildiğiniz gibi yürümek mutlu eder, beyin serotonin hormonu salgılar çünkü. Karatay'ın kitabı yıllardır aradığım şeymiş meğer! Buradan daha fazlasını yazmak zor, okumanızı öneririm. Kilolarla ilgili ciddi sıkıntınız varsa; uygun bir beslenme programı ve spor öneriyorum.

karatay diyeti

Bunun yanı sıra alkali diyet önerilerine de kulak vermenizi tavsiye ediyorum. Arkadaşım Remziye bir süre alkali diyet uzmanı ile çalıştı ve fayda gördü.

Bu konuda internet üzerinden Ayşegül Çoruhlu'yu takip edebilirsiniz. Vücuttaki asit-baz dengesini koruyarak bir beslenme şekli öneriyorlar. Bunun yanı sıra kullanılan Cellfood gıda takviyesi mevcut.

Alkali Diyet


En çok tok tutan besinleri araştırdım sizin için. Daha doğrusu tok tutan ve popüler olan iki besinden bahsetmek istedim. Bunların tek başına çözüm olmadığını, bunun bir çok ayağı olduğunu da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Bahsedeceğim ürünleri bol yeşillik ve yoğurtla tüketmenizi tavsiye ederim.

1. KUINOA

 

Türkiye'de satılan şekliyle kuinoa, yukarıda gördüğünüz pakette mevcut. Aynı zamanda kırmızı renklisi de mevcut. Yarım kilosu 26 tl., burada yeni olduğu için pahalı. Amerika'da kilosu 20 tl. civarı.

Kinoa, Güney Amerika’da yetiştirilen bir tahıl, tadı ve görüntüsü bulgura benziyor. Besin değerleri açısından ise bulgurdan daha yüksek faydalara sahiptir. İçeriğinde zengin oranda protein bulunduran kinoa, zayıflamak isteyenler için muhteşem bir besin. Kaslarınızı güçlendirerek yağ yakmayı sağlıyor. Asıl önemli yanı, uzun süre tok tutuyor olması.
İçerisinde demir olduğu için kansızlığa da iyi geliyor. Yakında buradan kuinoalı kısır tarifimi alabilirsiniz.


NASA astronotlarının beslenmesinde kullanılıyor. Birleşmiş Milletler 2013 yılını kinoa yılı ilan etmişti.
Yaşlanmayı geciktirici etkisinden kanseri önleyici özelliğine, magnezyum eksiliğinden alerjik hastalıklara kadar her derde deva.
Tam tahıllarda genelde hayvanlarda bulunan amino asitler yok ya da yok denecek kadar azdır.
Kinoa ise adeta hayvansal gıda kaynakları kadar değerli tek tahıl. Süt, yoğurt, tavuk, et gibi hayvansal ürünlerde bulunan amino asitler, ayrıca ete yakın hatta filizlendirilmişse etten bile daha kıymetli protein emilim gücü var.
Bu kadar bahsettim nerede satılıyor diyeceksiniz, Migros ve Macro Center'da bulabilirsiniz.  Ayrıca internet üzerinden de satışa sunuluyor. Ben siyah, beyaz ve kırmızı olmak üzere üç çeşidini buldum.


Kadınlar için bir güzel yanı da şu; kuinoanın en önemli özelliği süper oksit dismutaz enzimi içermesi. Bu enzim yaşlanmayı geciktiriyor, cildi yıpranmaya karşı koruyor.

Pişirme yöntemine gelince; pişirmeden önce birkaç saat suda bekletmek gerekiyor. Bu sayede içindeki enzimler harekete geçiyor. Kuinoa, 15 dakika gibi kısa bir sürede pişiyor. Eğer suda bekletmek için vaktiniz yoksa pişirmeden önce bolca yıkamalısınız. Her koşulda pişme süresi 15 dakikayı geçmiyor. Kuinoaı pirinç ve bulgurun kullanıldığı her yerde kullanabilirsiniz.

 2. KARA BUĞDAY

Şükretmemek mümkün değil, Rabbimin nimetleri o kadar geniş ki! Yukarıda bahsettiğim bulgur türüne ulaşamıyorsanız, üzülmeyin dünyanın sonu değil! Bizim ne güzel karabuğdayımız, tam buğdayımız yok mu? Aç kalarak zayıflamak, yukarıda da bahsettiğim gibi bir yerden sonra başa dönüyor. Doğru olanı; kişinin metabolizmasını tanıyarak, onu tok tutan doğru besinleri keşfetmesi.
Aşurelik buğdayı hepimiz biliriz.
Ben onu kullanarak, nohutlu ve sebzeli tok tutan bir salata hazırlıyorum. Bu buğdayın bir de karası meşhur oldu epeydir. Karabuğday diyeti yazılıp çiziliyor her yerde.


 
Ben karabuğday diyetinden bahsetmeyeceğim. Tok tutan bu besini de salatalarınıza, öğünlerinize de eklemenizi tavsiye edeceğim.

Karabuğdayın açlık duygusunu bastırmadaki etkisinin de en üst derecede olduğu saptanmıştır. Çünkü karabuğday mükemmel bir magnezyum kaynağıdır. Daha çok magnezyumca zengin gıdalarla beslenen kadınların yüzde 24 daha düşük şeker hastalığına yakalanma riskine sahip oldukları anlaşılmıştır.
İnsan vücudunda bağırsakların çalışmasını destek­leyen, vücutta yağ toplanmasını engelleyen, koles­terolün azalmasını sağlayan, kalp hastalıklarına ve kansere karşı koruyucu etkisi olduğu bilinen lig nan maddesini içeren, safra taşı oluşumunu engelleme­de yardımcı görev üstlenen, kan şekerinin daha iyi bir biçimde kontrolünü sağlayan ve bu özelliğiyle şeker hastalığına ve hastalarına iyi gelen, açlık duy­gusunu bastırmada üstlendiği işlevi büyük olan ve glüten içermediği için çöl yak ve benzeri hasta­lar için ideal bir gıda ham maddesi olan karabuğ­day; bileşiminde yüksek düzeyde protein, özellik­le tahıllarda sınırlı miktarda bulunan ve temel ami­noasitlerden biri olan lisin, diyet lif, vitamin (B1 ve E), mineral madde ve linoleik asit gibi temel çoklu doymamış yağ asitlerini içerir, ayrıca rutin ve qu­ercetin antioksidanlarını bünyesinde bulundurur.

NASIL PİŞİRİLİR?

Karabuğday bulguru veya tohumundan yemek yapmadan önce kısa bir haşlanır ise suyun içine kırmızı bir renk karışır. Bu Fagopyrin denen maddedir ve bu madde hafif zehirlidir ve bu kırmızı su atıldıktan sonra diğer normal pişirme işlemleri başlar.

 Karabuğday unu normal buğday unu gibi yoğurulduğunda hamur şeklini almaz yani yapışmaz, bu nedenle de karabuğday unu buğday unu ile karıştırılarak ekmek, börek, pasta vb. yapımında kullanılır. Karabuğday unu diğer tahıl unlarından 3-4 kat daha besleyici ve kuvvet verici özelliklere sahiptir. Daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz, buradan ulaşabilirsiniz.

Çocukken Peygamber Efendimizin hayatını okurken dikkatimi çekerdi; keçi sütü ve arpa ekmeğinden, ya da hurma ile geçen öğünler. Zamanla anladım bunların değerini.

Bir de mideleri küçültmek gerek arkadaşlar.

Selam ve dua ile...