27 Kasım 2012 Salı

Muharrem Ayı ve Aşure Davetimiz




Cumartesi günü, malumunuz üzere 10 Muharrem aşure günü idi. Biz de yeni evimizde yakınlarımıza aşure daveti verdik. Çok acele çekilmiş, pek net olmayan bu karede mutfakta dizilmiş aşure kaselerini görüyorsunuz. Bu yıl ikinci kez aşure pişirmiş oldum, pişirdikçe sevmeye başladım aşureyi. Hem de pişirdikçe tecrübeler edinmeye başladım onun hakkında. Bu yıl kabuk tarçınla birlikte pişirdim aşuremi, güzel bir aroma oldu. Üzerinde ceviz, fıstık tozu, susam ezmesi, kavrulmuş susam, nar taneleri ve tarçın vardı. Zengin görünümü ve lezzeti ile pek beğenildi aşurem, ama sıcakken çok daha lezzetli idi.

Bu da son zamanlarda yapmaya başladığım, haşhaşlı burma. Simav'da yapmaya başladım, bu lezzetli tarifi, en kısa zamanda paylaşacağım.

Bol aşureli ve bereketli bir Muharrem ayı geçirmeniz dileğiyle.

1 Kasım 2012 Perşembe

SİMAVDAN SON KARELER

Simav...Rutin hayatımıza açılan masal penceresi. Mayıs ayında yaşadığımız depremle silkelenip, tayinimizin çıkması ile biten bir rüya.
Simavdaki son zamanlarımıza ait görüntüleri nihayet yayınlayabiliyorum. Oğlumun biricik arkadaşı Mehmet'in annesi Müzeyyen Hanımın kışlık olarak hazırladığı erik suyu ile görüntülere başlıyorum.


Son kez birlikte oynayan iki arkadaş: Mehmet ve Taha. Mehmet'in keyfi yok biraz, çünkü yeni sünnet olmuştu.
Bu parlak renkli, yeşilin en güzel tonundaki sarmalar Mehmet'in annesi Müzeyyen Hanıma ait. Tadı konusunda hiç yorumsuz, harika ötesi diyorum. Tarifi; iki orta boy soğan küçük doğranmış,4-5 sarımsak rendesi, 4-5 köy domatesi rendelenmiş. soğanı pembeleşinceye kadar kavurduktan sonra, pirincide kavuruyoruz. Domates, kırmızı biber, karabiber, 2 yemek kaşığı nane, yarım demet maydanoz, tuz, zeytinyağı ve sarımsağı ekliyoruz. Pişme suyuna lmon sıkıp, zerine zeytinyağı döküyoru Sarmanın asıl sırrı Ege yaprağı olması.
Bunlarda Simav'da her evin-apartmanın duvarında Ağustos ve Eylül aylarında ayında rastlayabileceğiniz kışa hazırlık biber kurutmaları.
Ev sahibimiz Ayşe teyzenin kestiği erişteler. O keserken bana da pişirip servise hazırlamak düştü, hep birlikte cevizli erişte yedik.

Ayşe Teyze erişteleri özel bıçağı ile keserken.

Ev sahibimiz Mehmet Amca çocuklarla birlikte. Muhammed Sefa ile iletişimleri çok güzeldi, pek severlerdi birbirlerini.
Ayşe teyzenin bizim için hazırladığı son kahvaltıya yetişemeyen eşim Murat için, hazırlanan tepsi. Tarhana yeni dökülmüştü, içinde nohut bile var. Ayşe teyzenin tarhanasını pek beğenmiştik. 
"Simavda güzellik gördük" dedim,  Simavlı edebiyat öğretmeni arkadaşım, Havvanur Hocam'a. O da bana, siz güzel görmek istediğiniz için, güzellikle karşılaştınız dedi.
Bize kalbini açan, yalnızlığımızı paylaşan  tüm arkadaşlarımıza; Havvanur Hocam'a, Nesra Öğretmenime, Adile Kuzu Öğretmenimize, Komşumuz Rukiye Öğretmene çok teşekkür ediyoruz. Bize gurbette evimizin uzaklığını aratmayan, yardımını hiç esirgemeyen Ayşe Teyzeye, Mehmet Amcaya ve bütün aile fertlerine tekrar teşekkür ediyoruz. Yüreğiniz aydınlık olsun, güzel insanlar.