2 Eylül 2012 Pazar

ÇAYLI KEK

Kaç gündür topla-yıka ve katla işlerinden bunalan ben, aile fertlerini de yanıma katarak, bir yıldır medhini duyduğum ve nihayet kurulan Simav'ın panayırına gittim. Panayırdan kasıt, 4 Eylül olan Simav'ın kurtuluşuna binaen yapılan şenlikler. Sanatçı konserleri, lunapark ve Bakırköy pazarını andıran alışveriş alanı.

Lunapark da eğlenmek isteyen bu sefer Taha değil, babamız oldu. Lunaparktan çıkışta yeme-içme mekanı olarak düzenlenen yerlere oturduk. O tarz ayaküstü yerlerde yemek alışkanlığım olmadığından Taha ve Babasının yemek  yemelerini izledim.

Bu börekleri panayırın her tarafında görmeniz mümkün. Babamız yemek için bunları tercih etti.


Çeşitli efektler verilmiş havuzun karşısında yemekler yendi. Kayda değer birşey göremediğim için alış-veriş yapmadım. Yorgun bir şekilde geri döndük.

ÇAYLI KEK TARİFİM

Misafire değil de kendinize kek yapmak istediğinizde ölçüleri ayarlamak biraz zor olur. Bu sefer ki çaylı kek tarifim, kendinize şöyle küçücük bir kek yapmanız için hazırlandı. Bu tarif de vanilya yok, nedeni çayın aromasını bastırmasın diye.



 MALZEMELER

3 yumurta
1 su bard. şeker
1 çay bard.sıvıyağ
1 çay bard. demli çay
2 su bard. un
1 yemek kaşığı kakao
1 paket hamur kabartma tozu
Üzeri için ceviz.

HAZIRLANIŞI

Yumurta ve şeker yaklaşık 10 dakika önce düşük sonra yüksek ayarda çırpılır, bütün şeker tanelerinin erimesi sağlanır. Sıvıyağ ve demli çay karışıma akıtılarak en düşük ayarda çırpılır. Un, kakao ve kabartma tozu iki kere elenerek sıvı karışıma eklenir. 175 derece fırını kek yapmaya başlarken açın biraz ısınsın, ben baton kek kalıbı kullandım, siz yuvarlak ta kullanabilirsiniz. Görüntüdeki kalıp Fransız malı maalesef, indirimden almıştım. Ama Cem marka kek kalıbı da kullanıyorum, hem de memnunum ve yapıştırmıyor.
Kekinizi yaklaşık 40 dakika pişirin, tabi fırından çıkarmadan kürdan testi yapın ki pişip-pişmediği belli olsun.

Lezzetinden çatlamış çaylı kekin, kek kalıbındaki hali.


 Bu da çayın yanında hazırola geçmiş bir dilim kek. Afiyet olsun.

1 Eylül 2012 Cumartesi

YAZ BİTTİ...

Yeni umutlar yüklediğimiz bir yaz daha bitti. Kimi geldi geçti hayal oldu, kimi gerçekleşti. Yaz bitti, ya şimdi güz başlamayacak mı sağ olan başa? Dolmalık biberler iplere dizilip, kurutulmak üzere evlerin balkonlarına-duvarlarına asıldı, tarhanalar yoğurulmaya başladı Simavda.
Bize de güz  hazırlığı olarak taşınmak düştü. Evi toplamakla meşgulüm şu günlerde. Ereğli'ye tayin istemiştik, nihayetinde çıktı tayinimiz. Kısmet olursa bundan sonra Ereğli(Zonguldak)'den yazacağım sizlere.
Meslek öğretmenlik olunca, Eylül bayağı telaşlı geçiyor. Taşınmak, yerleşmek, Taha'nın okulu, Sefa'nın bakıcısı vs. vs. Bir de ray dolap bakmakla meşgulüm bu aralar, bu konuda tecrübesi olan varsa paylaşsın lütfen.
Bir sürü ürün...Hangisi daha kullanışlı karar vermek zor.


Bayramdan beri yazacağım bir Samsa tatlısı var. Milföy hamurundan hazırladım tatlıyı. Hazırlarken farkettim ki bu hamurla tatlı yapmak biraz riskli. Milföy hamuru,  fazla yumuşayınca güzel pişmiyor, bu da bir tatlının başına gelebilecek en kötü şey. Hamurunun pişmemesi ve dolayısıyla şerbetini iyi çekmemesi. Yıllar evvel çalıştığım işyerinin aşçısı yapardı milföyden tatlı pek güzel olurdu. Meğer ne maharetli imiş, pek takdir ettim içimden. Ben dondurucudan hamuru çıkardıktan sonra epey beklediğinden, biraz fazla yumuşamıştı. Fırında tatlıyı pişirirken başında nöbet tuttum diyebilirim, içini çeksin diye.

Tatlının hazırlama aşamaları çok zevkli, 10 lu milföy hamurunu hiç bölmeden aralarına eritilmiş tereyağı gezdirerek unlu tezgahta olabildiğince inceltiyorsunuz. İç harcı koyup şekildeki gibi kesiyorsunuz. Eğer hamurlarınızı hızlı açıp, fırında pişirirseniz içini çekerek güzel pişer. Benim ki gibi bekletmek zorunda kalırsanız pişmesi biraz can sıkıcı olabilir. Sonra tatlının şerbetle buluşturulması aşaması var. Bu tarif her yerde olduğu için ayrıntılı yazmak istemedim, bir de beni biraz strese soktuğu için bir süre bu tatlıyı tekrar yapmam herhalde.

Sonuç fena sayılmaz. Bir de keşkek pişirdim bayramda. Keşkek pişirmenin püf noktalarının Demirci'li ev sahibemiz Ayşe Teyzeden öğrendim, bir gün sizinle paylaşacağım. Öncesinde pek sevmezdim, ruhundan anlamak gerekiyormuş meğer.

Efendim blogger olmak da zor şey, sürekli paylaşmak gerekiyor. Ama çok da güzel, senden haber bekleyenlerin olması.
Bir zamanlar sizden gelenler köşesiyle tariflerinizi yayınlıyordum, yine başlasak mı acaba? Sırada çaylı kek tarifim var, bir kaç güne kadar paylaşırım.

Güz hazırlıklarınızda kolaylıklar diliyorum.