29 Ağustos 2014 Cuma

Ekşi Mayalı Poğaça

Merhaba,

Sizi daha fazla bekletmeden, ekşi mayalı poğaça tarifimi paylaşmak istedim. Bir önceki yazımdan da takip ettiğiniz gibi bu tarif, başlı başına bir poğaça tarifinden ziyade, artan pizza hamuru ile hazırlanmış bir poğaçadır.

Normal maya ile hazırlanmış ürünlerde, yağlı ve şekerli tadlar almak yerine; ekşi mayalı ürünlerde uzun süre damağınızda kalan aromalar alıyorsunuz. Anlatması zor, yaşamanız lazım.



Poğaça hamurunun tarifi burada, siz sadece 1. ve 2. aşama ile hamuru hazırlayıp beze haline getireceksiniz. Söylediğim gibi, hamuru pizza için hazırlamıştım, sırf bir poğaça hamuru hazırlasaydım, aynı hamurun içine bir yumurta kırıp, yağ miktarını artırırdım.

Gelelim poğaçayı nasıl hazırladığımıza:

Tarifteki hamur bezelerinden birinin içini açıp, bir yemek kaşığı yumuşak tereyağı ilave ediyorsunuz. Bununla hamurunuzu güzelce yoğurup, topan yapıyorsunuz. Tekrar dinlenmeye aldığınız kabaran hamurunuzu(dinlenme süresi oda sıcaklığına göre 1 saati bulabilir), unlanmış tezgah üzerine alıp 3 yada 4 poğaça olacak şekilde eşit hamurlara bölün. Hamurları elinizle açıp, içine peynir, zeytin vs. koyup kapatın, kenarlarını bastırıp yağlı kağıt serili tepsiye dizin ve biraz daha mayalanması için tepside bekletin. Üzerine yumurta sarısı sürüp, 180 derece fırında 25-30 dakika pişirin.

 

Fırından yeni çıkmış poğaçalar, ille de büyük yaparım ben poğaçaları. Belki 190 gr. lık bu hamurdan 5 tane bile çıkarabilirsiniz.


Afiyet olsun.



28 Ağustos 2014 Perşembe

Ekşi Mayalı Pizza

Merhaba,

Zor bir coğrafyanın çocuklarıyız. Salt bize ait bir kaderi yaşamıyoruz çoğu zaman. Oldum olası farklı desen ve renklerle kesişti kaderimiz.
İlk defa, İstanbul'da konsoloslukta vize sırası beklerken tanıştık Suriyelilerle. Çubuk kraker muhabbetine, 2 yaşındaki oğlum arkadaşlık kurdu, yaşıtı bir çocukla. Gayet düzgün Türkçe konuşan, akıcı İngilizce bilen genç kızlarda vardı aralarında. Sadece insanların karınlarını doyurarak, bütün hayallerini çadırların içinde yaşatmasını da bekleyemezsiniz. İmkanı olan başka ülkelere gitmeye çalışıyor.
Ortadoğu'nun kaderini hep başkaları çizdiğinden beri, sancı hiç bitmedi o topraklarda. Osmanlı'nın o topraklardan çekilmesi ile başlayan süreçte; Batı'nın etnik grup ve mezhepleri göz ardı ederek çizdiği menfaat sınırları nihayet miadını doldurdu.
Hepimizin yüreği açıyor; her gün patlayan Irak, kan gölüne dönen Suriye, sefalet içinde dağlara sığınan yüzbinler...
Biz de bu toplumda ne kadar sıkıntı varsa, payımıza düşene katlanmaya çalışıyoruz.

Gelelim pizza tarifime:

Aslına bakarsanız evde pizza yapmaktan pek hoşlanmam. Çünkü çok zahmetlidir pizza hamuru. Çok fazla özen ister. Bulma imkanınız varsa "Ova 1" veya "Karahan Pizza Unu" tavsiye ederim. Hiçbirini bulamazsanız "sert buğday unu" olarak satılan unlardan kullanabilirsiniz. Ben bu tarifimde kalecik sert buğday unu kullandım.  Pizza fazla ayrıntılı bir konu: İtalyan Napoliten pizza, Milano tarzı pizza, Newyork stili pizza vs.


Bloğumu takip edenler, bu ara ekşi maya ile uğraştığımı biliyorlar. Epeydir evimde ekşi maya hazırlıyorum. Okullar açılınca pek fazla uğraşamayacağım için, evimde yaşattığım ekşi mayaları biran önce meraklılarına ulaştırmak istiyorum. Ekşi maya isteyenler lütfen bana mail atsınlar.
 
Bu pizza beni çok şaşırttı, zira ben bu kadar yumuşak ve lezzetli bir pizza beklemiyordum. Çocuklar ekşi mayalı pizzayı, hazır maya ile yaptığım pizzadan daha çok beğendiler.
 
Bu pizza için 2 gün hazırlık süresi gerekiyor. Lezzetine değdi doğrusu. Hazır mayaların metabolizmayı yavaşlattığı, dışarıdaki pizzaların şeker deposu olduğunu düşünürsek, arada bir denenecek bir tarif. Artan pizza hamurundan öyle bir poğaça yaptım ki...Onu da paylaşacağım.
 
PİZZA HAMURU HAZIRLANIŞI
 
1. AŞAMA: Hamur Mayası Hazırlama
 
45 gr. ekşi maya
50 gr. su
100. gr un
 
Mayayı su ile eriterek, 100 gr unu azar azar ekleyip, ele yapışmayan bir hamur elde ediyorsunuz.
 
Hamurunuzu unladığınız bir mutfak örtüsüne sararak 8 saat bekletiyorsunuz. Hamurun, hacminin 2 katına çıkmasını bekliyoruz. Güzellik uykusuna yatırıyoruz onu.
 
2. AŞAMA: pizza hamuru hazırlama

125 gr. hamur
1 su bardağı su
2,5-3 su bardağı un
2 yemek kaşığı zeytinyağı
2 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker

8 saat dinlenmiş hamurunuzdan 125 gr. kadar alıp, cam bir kasede 1 su bardağı su ile eritiniz.  Arzu edilirse bu aşamada 1 tatlı kaşığı şeker ilave edilebilir.Üzerine 2 su bardağı unu, hem eleyerek, hem de yarım bardak kadar ekleyerek yoğurunuz. 2 yemek kaşığı zeytinyağını  da ekledikten sonra, 3. bardak unu azar azar, hamur kenarlardan iyice toparlanıp, ele yapışmayacak hale gelinceye kadar ekleyin. Tuzu, 1 yemek kaşığı su ile eritip, hamura yediriniz. Hamurunuzu dinlenmeye bırakın. 15 dakika aralıklarla 4 kez yoğurduğunuz hamurunuzu üzerini hava almayacak şekilde kapatıp, buzdolabına kaldırınız.

 Buzdolabında 15 saat dinlenmiş pizza hamuru
 
 
15 saat buzdolabında bekleyen hamuru mutfak tezgahının üzerine çıkarınız.Oda ısısına gelen hamurdan 3 tane beze yapınız. 15-20 dakika dinlenen bezeleri merdane ile eşit büyüklükte açınız. Bezelerden bir tanesini poğaça yapmak üzere kaldırdım. Pizza hamuru, elle açılırsa daha lezzetli olur. Tabii pizzayı elle açmak ayrı bir marifeti ve el alışkanlığı ister. Merdane kullandım ben. Merdane hamuru sıkıştırdığı için pizza sosunu sürmeden önce, hamurun hava alması için, çatalla üzerinde birçok yerinden  gözenekler açtım.

 
 
Pizza Sosu
 
3. AŞAMA: pizza sosu hazırlama
 
3 tane orta boy domates
3 diş sarımsak
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı biber salçası(isteğe bağlı)
Tuz
Kekik
 
Pizza sosunu  hamuru buzdolabından çıkarmadan önce hazırlamış olmanız gerekiyor. Sos için önce, domateslerin kabuklarını soyup robotta püre haline getiriniz. Bir tavaya 3 yemek kaşığı zeytinyağı ve kesinlikle havanda dövdüğünüz sarımsakları ve domates püresini ilave ediniz. Domatesler önce sulanır, suyunu çekmeye başlayınca salçayı ilave edip karıştırınız.  Ocaktan almadan önce tuz ve arzu edilirse bir tutam kekik ilave ediniz. Domates sosu sürülebilir kıvamda olmalıdır. İşte bu sos, evdeki pizzaya, hazır pizza aroması veriyor.
 
 
 
4. AŞAMA: pizza tabanı hazırlama
 
Domates sosu
Mozarella ve kaşar peyniri
Sucuk
Sivri biber
 
Dinlemeye bıraktığınız pizza tabanlarının üzerini pizza sosu ile güzelce sıvayınız, istenirse pizza tabanının üzerine biraz daha zeytinyağı ilave edilebilir. Üzerine mozeralla ve kaşar peyniri rendesini güzelce yayınız. Sucuk ve biberi de yerleştirdikten sonra 220 derece fırında 12 dakika pişiriniz. Ben pizzanın üstünün kurumaması için alt pişirme programı kullanıyorum. Fırınlar çok değişken insanı yanıltabiliyor, kesin bir ısı derecesi vermek zor.  Fırınınızı iyi tanımak gerekiyor. Sanayi tipi fırınlarda 269 derecede 6-7 dakika pişiriliyor pizzalar.
 

 
Fırından çıkmış ekşi mayalı pizza
 


Yukarıda hamurun dokusunda da görüldüğü gibi ekşi maya ile yumuşak ve gözenekli bir pizza elde ettim. Yapımı 3 gün süren bu pizzayı denemek ister misiniz bilemem ama; benim ekşi mayaya olan güvenimi epey artırdı bu pizza.

3.bezeden nasıl poğaça yaptığımı da en kısa zamanda yazacağım.

Afiyet olsun.

Sağlıklı günler diliyorum.

Not: Evinizde mutfak tartısı yoksa, istediğiniz ölçünün bardak vs. karşılığını yazmaya çalışırım.

10 Ağustos 2014 Pazar

Ekşi Maya Analiz Sonucum

 Güveç Kaplarında Mayaladığım Ekşi Mayalı Ekmek
 
Bloğumu takip edenler bilirler, evde beslediğim ekşi mayalarımı, bir gıda laboratuvarına analiz için gönderdiğimi haber vermiştim. Sonuç elime ulaştı, sanırım Türkiye'de bir ilk, ekşi maya analizi yaptırmak, ya da ben rastlamadım.
Analiz sonucunda, maya oranımız çok yüksek çıktı. Şimdiye kadar yoğurtta bile bu kadar yüksek bir orana rastlamadık dediler. Maya haftalık olarak öğütülmüş taze unlarla yapılıyor çünkü. İlgilenen varsa, sonucu paylaşabilirim.
 
Peki neden önemli ekşi maya? Hepimiz uzun süredir ekmekle kavgalıyız. Yesek mi yemesek mi? Tam buğdayı mı yesek, çavdarlıyı mı? Canan Karatay Hoca, asla ekmek yok demişken, yenmez tabii ki bu ekmek!
 
Peki neden ilk insanın yaratılışından beri var olmuş bu ekmek? İslam inancına göre Hz. Adem’e ekmek yapmayı Cebrail A.S öğretti. Çünkü gerçek tahıllı un ve ekşi maya ile hazırlanmış lifli ekmeğin, insanı tok tutma özelliği var. Tıpkı yoğurt gibi, insan vücudu için faydalı bakteriler içeriyor.
 
Peki neden gerçek un bulamıyoruz? Gerçek tahıllı unun raf ömrü 2 ay, bu süreden sonra un içindeki canlı organizmalar sayesinde un yavaş yavaş acılaşmaya başlıyor ve kullanılamaz hale geliyor.  Raf ömrü 1 yıla ulaşan rafine unlar varken, kısacık ömürlü tahıllı unların pek bir getirisi yok. 
 
Efendimiz (sas) bir gün çok sevdiği ve değer verdiği halası Ümmü Eymen’i ziyarete gitmiş.  Ümmü Eymen, en güzel ikram olarak düşündüğü elenmiş undan ekmek pişirmek istemiş. Efendimiz (sas): “Bu nedir?” diye sorduğunda, Ümmü Eymen durumu izah etmiş ve: “Ben ondan Sizin için bir ekmek yapmak arzu ettim yâ Resulallah (sas).” demiştir. Peygamberimiz (sas), asırları aşan o engin beyanıyla: “Şu eleyip ayırdığın kepeği yeniden una kat ve sonra yoğur (ekmek yap)!” buyurarak, undan kepeğin ayrılmaması gerektiğini ifade etmişlerdir.
 
Ekşi maya, unun kendisinde bulunan laktik asit bakterilerinin metabolik aktivitesi sonucu laktik asit fermantasyonu ile oluşuyor. Laktik asit bakterileri ve mayanın karbondioksit üretmesi sonucu ekmek hamuru kabarıyor.
 
Ekşi hamur ürettiği faydalı mikroplarla (probiyotik) gıdadaki çürüme ve patojenik (zararlı) bakterilerin büyümesini engelliyor ya da öldürüyor.
 
 
Ekşi Mayalı Ekmekçiklerin Fırından Çıkmış Halleri
 
 
 
Ekmeklerden Bir Kesit
 
 Yaklaşık 1,5 aydır ekşi mayalı ekmeğe yoğunlaştım(2009'dan beri yapıyorum zaten), mayalarım süper, ekmeklerin lezzeti harika. Fakat, evdeki fanlı fırında ekmek pişirmek çok zor ve bir o kadar da maliyetli.
 
Cevizli ve Çavdar Unlu Ekmek
 
Çavdar unu pek yumuşak oluyor, unlar da çok taze, haftalık olarak öğütülüyor, İpek Hanım Çiftliğinden alıyorum unlarımı. Ekşi maya nasıl hazırlanır, ekşi mayalı ekmek nasıl yapılır, bunları merak ediyorsanız buradaki kitaplardan faydalanabilirsiniz.
 
Hatta ekşi mayalı mısır ekmeği bile yaptım: taze nane, maydanoz ve kırmızı pulbiberli....
 
Kitaplara ulaşma imkanınız olmazsa yazımın sonunda vereceğim ekşi maya tariflerini de rahatlıkla kullanabilirsiniz.
 
Ben hangisini kullanıyorum? Başta Tartine Bread, Bourke Street Bakery, Gerçek Ekmek kitaplarındaki ekşi maya tariflerini kullandım. Şimdi kendime ait bir tarifim var. Bu kitapları illaki almanıza gerek yok, birçok kişi bunları zaten bloğunda paylaşıyor.
 
Ha bir de arkadaşım Remziye'nin arkadaşı Ebru'nun Amerika'dan aldığı kitaptaki(Baking-Martha Day) maya tariflerinden faydalanıyorum.
 
Ekşi maya aslında bir oran, un ve su ile oluşturulan. Maya'nın oluşumunda gerçek tahıllı un kullanmak gerekiyor. Çavdar ununun, mayalanmanın üzerinde iyi etkisi olduğu biliniyor. Mayanızı tam buğday unu ile beslerken, ara da bir de çavdar unu ile beslemenizi tavsiye ederim. Özellikle yaz günlerinde sıcaklıktan dolayı, mayanın fazla ekşiyerek bozulmasına karşın soğuk su kullanabilirsiniz ya da daha güvenlisi buzdolabında saklayabilirsiniz.
 
Ekşi mayanızı yaşatmak istiyorsanız, her gün besleyin lütfen. Buzdolabında ise çıkarıp yarım saat bekletin, besleyin, tekrar yarım saat bekletin ve buzdolabına koyun. Ekşi mayanın canlı bir organizma olduğunu düşünerek, hep aynı saatte beslemeye dikkat edin. Ekşi maya tamamsa sıra geliyor, hamuru hazırlamaya. Hamurunuzu sakız gibi uzayana kadar yoğurun. Hamur kopuyorsa, yoğurmaya devam.
Ben ekmeğin lezzetini artırmak için, yoğurduğum hamuru buzdolabında bekletip, pişiriyorum.
En zoru da pişirmek, evdeki fanlı fırınlarla ekmek pişirmek kolay olmuyor. Ekmek pişirmenin inceliklerini vereceğim linklerde de bulacaksınız.
 
Sorularınızı bu yazımın yorum kısmına yazabilirsiniz, cevaplamak beni mutlu edecektir.
 
Ekşi Maya İle Ekmek Yapımı:
 
 
 
 
Güzel yarınlar ve esenlikler diliyorum.
 
Sağlıcakla kalın.
 

22 Temmuz 2014 Salı

Çekiliş Sonuçları Belli Oldu


Özdilek mutfak önlüğü çekilişine katılan 6 kişi arasından talihlimiz, Birsence oldu. Kendisini tebrik ediyorum. İletişim bilgilerini en kısa zamanda bana göndermesini rica ediyorum, mutfak önlüğümüz paketlenmiş şekilde sahibine kavuşmayı bekliyor. Ramazan Bayramından sonra tadım paketi ile birlikte hediyesini göndereceğim.

 
Çekilişe katılan tüm blog dostlarına sevgilerimi gönderiyorum. Maalesef en çok yorum yapan olmadığı için bunun haricinde hediye göndermiyorum.
Bundan sonra belli aralıklarla çekiliş yapmayı istiyorum, bloğa heyecan getiriyor. Tabii heyecan katılımla beraber artıyor.
 
Bu aralar elim hamurdan çıkmıyor, ekşi mayalı ekmeklerle ilgili güzel bir yazı ve görseller gelecek yakında. Haftalık öğütülmüş taze unlarla ekşi maya hazırladığım için çok çok güzel oluyorlar. Her tarafımız maya oldu. Ekşi maya isteyenler, benimle irtibata geçerek maya alabilirler. Zira eşe dosta dağıtır oldum mayalarımdan. Bugün de ekşi mayamı laboratuvara gönderiyorum, maya özelliklerini öğrenmek için. Sonuçtan sizi haberdar ederim.
 
Ramazanın son günlerinde affa mazhar olmak dileğimiz.
 


13 Temmuz 2014 Pazar

Mercimekli Pilav

Merhaba, daha önce yayınlamış olduğum mercimekli pilav tarifime profesyonel bir dokunuş yapmak istedim. Zira internette en çok aratılan tariflerimden biri, o yüzden tekrar fotoğraflama gereği duydum. Mercimekli pilav, 2 hafta da bir muhakkak pişer bizim mutfakta. Ben sırf çocuklar için yapıyorum. Çocuklara şeker vermek yerine, bu karbonhidrat deposu yemeği hazırlayabilirsiniz onlar için. Tarifi tekrar vermiyorum, buradan ulaşabilirsiniz, sadece fotoğrafı güncelledim.


Bu arada farkında mısınız bilmiyorum ama, çektiğim fotoğrafların kalitesi arttı. Eşim İsviçre'den dönünce güzel bir fotoğraf makinesi hediye etti.
Bundan sonraki gönderilerimde İsviçre çikolataları hakkında bilgi vereceğim.

Hatırlatmak isterim, 20 temmuzda çekilişimiz son buluyor. Katılım için üç şartımız vardı, ama siteye yorum bırakıp, facebookta çekilişi duyurmanız yeterli olacaktır. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Katılımız beni mutlu edecektir, bereketli ramazanlar diliyorum.



12 Temmuz 2014 Cumartesi

Ezogelin Çorbası

Merhaba, iftar sofralarınıza denediğim bir çorba tarifini önereceğim. Bartın'da görev yaparken, özellikle kış aylarında Yukarı Çarşıda bulunan bir esnaf lokantası olan Yayla'nın Ezogelin çorbasını içmek pek hoş olurdu. Bol acılı, yoğun kıvamlı...

Geçenlerde Yeşil Elma programında çorbanın yapılışını görünce, bir deneyeyim ben bunu dedim. Ölçüler gayet orantılı oldu. Mercimek, bulgur ve pirinç ana bileşenler. Yalnız mercimek tadı daha ön planda olsun derseniz, diğerlerinin miktarını biraz geri çekmek yeterli, ben öyle yaptım mesela.


MALZEMELER

1 Çay bardağı kırmızı mercimek
Yarım çay bard. bulgur
Yarım çay bard. pirinç
2 yemek kaşığı un
1 adet küçük soğan
2 yemek kaşığı biber salçası
Sıvıyağ-Tereyağı
Tuz
Su
Kuru Nane
Baharatlar(pul biber, karabiber vs.)

HAZIRLANIŞI

Mercimek, pirinç ve bulguru iyice yıkayıp süzüyoruz. Bir tencerede üzerine su ekleyerek yumuşayana kadar pişiriyoruz.

Bir tencereye sıvıyağ ve tereyağını alıp eritiyoruz. Küp, küp doğradığımız soğanı ekleyip kavuruyoruz. Unu da ekleyip kokusu çıkınca, salçayı ekleyip kavuruyoruz. Biraz sıcak su döküp, un-salça karışımının iyice çözünmesini sağlıyoruz. Baharatları ve kuru naneyi ekliyoruz. Bu aşamada yeteri kadar sıcak su ekleyip, pişirdiğimiz bakliyatları ekliyoruz.  Çorbanıza tercihen et suyu da ekleyerek lezzetini artırabilirsiniz.

Çorbanız kaynayıp, özlü bir hal alınca ocağın altını kapatıp sıcak servis yapın.

Afiyet olsun.

Kaynak: Yeşil Elma Programı



5 Temmuz 2014 Cumartesi

İpek Hanım Çiftliği

Merhaba, market raflarında en organiğini arar olduk. Daha bilinçliyiz artık. Hatta alışveriş sepetimizi doldururken paketlerin arkasını şöyle bir çevirip, içeriğine göz atıyoruz mesela. Ama neye yarar?

Gözünü öncelikli olarak tüketicinin cebine dikmiş satıcıların ağında ne kadar "doğal" ürün tüketebiliriz acaba?

İki yıldır güvenerek et aldığımız bir yer var. Son 10 gündür et ürünleri kokmaya başladı. 1-2 sefer derken, 3.defa da aldığımız et kokunca, telefonla marketi aradım. Kasabı bağladılar, önce her zamanki klasik konuşmalar geçti, "aynı et, her zaman ki gibi hazırlanıyor vs".
Israrlarım sonucu, hayvanların mısır silajı yediğini ve  kokunun ondan kaynaklandığını öğrendim. Benimle beraber 2 kişinin daha şikayetçi olduğu, haftaya kadar bu etlerin tükeneceğini, ondan sonra mısır silajı verilmeyeceği bilgisini aldım.

Herhangi bir yerden girip aldığımız bütün etlerde aynı tehlike var. Bu etleri hepimiz bir şekilde tüketiyoruz ve hep hastayız.
                                                         İpek Hanım Çiftliği

Yıllar yılı market raflarında un aradım durdum: doğalı, organiği, taş değirmeni, kara değirmeni vs.
Nihayet 1 ay önce aradığım unu buldum. Hem de bütün çeşitlerini: tam buğday, arpa, çavdar, karabuğday, kavılca...
Hep yanlış yerde aramışım onları. İstediğim unları market rafında değil, İpek Hanım Çiftliğinde buldum.


Taze Tereyağı
İpek Hanım Çiftliği

Artık içim çok rahat, çünkü çocuklar için hazırladığım top kek siparişlerimde artık onlar için unun en iyisini kullanmanın rahatlığını yaşıyorum.

Aslında 2009 yılından beri haberim var İpek Hanım Çiftliğinden. Ama ne yalan söyliyeyim, ben sadece sebze-meyve satışı yaptıklarını düşünüyordum. Pınar Hanım(çiftlik sahibi) bana haftalık ürün listesini gönderdiğinde çok şaşırdım. Ürün listesinde yok yok!

 Kahverengi Sele Zeytin
İpek Hanım Çiftliği


Sebze meyve bir yana, tahıl ürünleri, her çeşit un, mantı, tarhana, ev makarnası, pastane ürünleri, süt ürünleri, yumurta....Liste uzayıp gidiyor.

                                           Kavılca Ekmeği ve Sütlü Çavdar Ekmeği
                                                           İpek Hanım Çiftliği

Kendime kızdım, daha öncesinde önyargılı davranıp niye sipariş vermedim diye. Ürünler yetiştirilirken zirai gübre kullanılmıyor, sadece hayvan tersi ile gübreleme yapılıyor.

Geçen yıl evimizin önündeki küçük bahçemizde zirai gübresiz doğal domates yetiştirmeye çalıştık, çok zahmetli bir işmiş, öğrendik.

Çiftliğin tarhanası bebek ve çocuklar için ideal. Yumuşak içimli çünkü, hiçbir tad baskın değil, homojen. Acılı isterseniz sonradan kendiniz ekleyin. Kahverengi küçük zeytini tıpkı çocukluğumda yediğim zeytinin tadını hatırlattı bana.

Çocuklarınıza yaş pasta alacağınıza,  çikolatalı brownie siparişi verin. Öyle bol malzemeli ki, bir dilimindeki çikolata ve ceviz ile bir tepsi hazırlanır nerdeyse.

Zeytinyağının yoğunluğu ve tadı harika. Akhisarlı(Manisa) zeytinci bir ailenin kendi üretimi olan zeytinyağını kullanıyorduk, bu onun da önüne geçti.

Dün akşam iftarda misafirlerime deli nohut yaptım mesela. Ne tatlı şey o öyle, minicik, lezzetli hem de çok bereketli. Çok beğendik.

                                                              Deli Nohut
                                                         İpek Hanım Çiftliği

Bir de unutmadan, ramazan pidesi var. Evet, ramazan pidesi hazırlayıp, gönderiyorlar. Siz iftar vakti hafif ısıtıyorsunuz. Midede şişkinlik yapmıyor. Bize iki gün yetti. Beyaz un tüketmem yasak, rafine unu kullanamıyorum. Pidede karakılçık unu da kullanıldığı için tokluk hissi veriyor.

Aklıma Muharrem ayında İpek Hanım Çiftliğinden aşure gönderilebileceği geldi. Olur mu olur. Tabii onu gidip orada ılık ılık yemek var.

Kendiniz ve çocuklarınız için iyi bir şeyler yapmak isterseniz, kadın iş gücü ile tertemiz olarak hazırlanan bu ürünlerin tadına bakın derim. Organik değil, Anadolu Tarımı bu.

Sipariş vermek için "ipekhanim@ipekhanim.com" Pınar Hanım'a mail atıp, gelen ürün listesinden ürün siparişi verebiliyorsunuz. Çiftliğin sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Söylemeden geçemeyeceğim, ürünler pek muntazam bir şekilde kolilenmiş olarak geliyor. Ürünlerde bozulma kırılma olmuyor. Tereyağının yanında pet şişe soğuk su vardı mesela, koli elime geçtiğinde hala soğukluğunu muhafaza ediyordu.

Bol bereketli ramazan günleriniz olsun.


İpek Hanım Çifliği İle İlgili Yazılar:

Portakal Ağacı ile Röportaj
Ayşe Arman ile Röportaj