16 Ağustos 2011 Salı

Kıymalı Semizotu

Pişirmeyi sevdiğim yemeklerden biri de semizotudur. Bu yemeğin üzerine sarmısaklı yoğurtlu hazırlıyorum. Belki herkesin bir semizotu yemeği tarifi vardır. Benim de vardı, yalnız yeşilkivi sitesindeki tarifi çok beğendim.
Artık bu tarifi kullanıyorum, tarif ayrıntılı olarak anlatıldığı için tekrar yazmaya gerek duymadım. Benim yaptığım tek değişiklik, domatesler sulu olduğu için, yemeğe su ilave etmeden kendi suyu ile pişirmekti.


Fotoğrafı gece çektiğim için, bayağı karanlık olmuş. Ama lezzeti gayet yerinde, tavsiye ediyorum.

Afiyet olsun.

14 Ağustos 2011 Pazar

Tiramisu

Oğlumun 1. yaş günü için yaptığım pastalardan biri de tiramisu idi. Yayınlamak şimdi kısmet oluyor tarifi. Vaktim varsa kekini kendim hazırlıyorum tiramisunun, kakaolu pandispanya tarifinden. Vaktiniz yoksa, BİM de satılan kakaolu pasta kekini kullanabilirsiniz.
Mado da tiramisu yediyseniz eğer, o tadı başka bir yerde bulamazsınız. Nedeni kremasındaki badem aroması. Ben de tiramisu kreması için badem aromalı keşkül kullanıyorum.

MALZEMELER

Pandispanya
1 paket keşkül(badem aromalı)
2 yemek kaşığı nescafe
2 yemek kaşığı toz şeker
1 kutu labne peyniri
1 litre süt
Bir miktar kakao

Not: arzu edenler üzeri için bir tutam türk kahvesi kullanabilir.

HAZIRLANIŞI

Keşkülü paketin üzerindeki tarife göre hazırlıyoruz, ılınınca 1 paket labne peynirini ilave edip, iyice karıştırıyoruz. Sütün kalan kısmını ısıtıp, kahve ve şekeri kaynatmadan eritiyoruz. Kekin alt tabanını bu karışımla ıslatıp, kremanın yarısını ara kata döküyoruz. Pandispanyanın ikinci katını da yerleştirip, üstünü karışımla ıslatıyoruz. Kremanın kalan kısmını döküp, düzeltiyoruz. Bir elek yardımı ile kakaoyu kekin üzerine eliyoruz, dileyen bir miktar türk kahvesi de katabilir.

Bir gün buzdoladında bekletmeden tüketmeyiniz.

Afiyet olsun.


Hamsiköy Sütlacı

Herşey yerinde güzel elbette. Yoğurt Kanlıca'da, balık-ekmek Boğazda.  Ekmek ile tereyağı da memleketimde güzel elbette; Vakfıkebirde. Bizim memleketin güzelliklerinden biri de Hamsiköy sütlacı.
İran şahı Şah Rıza Pehlevi’nin Trabzon’a gelişi sırasında Hamsiköy sütlacını yemesi ve sonra radyodan buradaki sütlaç yemeğinin tarifinin yayınlanmasıyla, Hamsiköy sütlacı meşhur olmuş, yıl 1934. Trabzon'da  sütlü çorba da denilir sütlaca.

Karalahana sitesinden aldığım Hamsiköy Sütlacının ölçüsünü iki kere uyguladım, ikisinde de sonuç mükemmel. İlk sefer 1 litre süt, ikincisinde 2 litre süt kullandım. Hele sütlaçları buzdolabına koyduktan sonra üzerlerinin buruşması beni ziyadesiyle mutlu etti, bilinirki sütlacın üzeri buruşuk olanı makbuldur. 

MALZEMELER

1 litre süt
65 gr. pirinç
70 gr. şeker.
1/2 çay kaşığı tuz.

Not: 2 litre süt için malzemeler iki katına çıkıyor.



HAZIRLANIŞI

Çiğ sütü tencerede ocağa koyun, ılınınca önceden ıslattığınız pirinçleri suyunu süzüp,  ilave diyorsunuz, tuzu da ekleyin. Kaynayınca kısık ateşe alıp ara ara karıştırın. Şekeri iki defa da ekleyin. Kısık ateşte 1 saat  20 dakika pişirin sütlacınızı. Altını kapatıp kaselere paylaştırın. Süçlaç oda ısısına geldiğinde buzdolabına koyabilirsiniz.

Afiyet olsun.
                 

Ramazan ve Açlık

Hep niyet ettim bir şeyler yazmaya ama; elim bir türlü varmadı. Ramazanımı yazayım, açlığımı bilemedim. Şükür ki Somaliye yapılan yardımların dalga dalga büyümesi ve Kimse Yokmu Derneğinin yardımları bizzat dağıttığının ve aşevlerinin görüntüleri gelmeye başlamasıyla kendime geldim.
Hayalleriniz vardır, bel bağlarsınız, umudunuzdur o sizin, an gibi beklersiniz. İşte onların ki, açlığın kucağında yaşama tutunmaya çalışan insanların hayali, dileği umudu; bir yudum su, bir kaşık yemek.
Kamplara ulaşmak için verilen mücadelede ölüme terk edilen zayıf çocuklar. 10-12 yaşında birkeç yüz dolara verilen kız çocukları. Bize düşen sadece üzülmek değil tabi, olabildiğince yaraya merhem olmaya çalışmak ve aynı zamanda dua ve tefekkür. Şükretmek, sahip olduğumuz bütün nimetlerin herbirine teker teker.


Artık onun yiyeceği var dedim; ama o hala üzgün dedi oğlum, yukarıdaki fotoğrafı göstererek. Bu ramazanda açlığı biraz daha onlar gibi hissetmeye çalışmak lazım. Onu biz bilemeyiz ama...Daha sade olmalı sofralarımız.
Hayırlı ve idrakine vararak bir ramazan geçirmeniz dileğiyle...