25 Kasım 2011 Cuma

Kütahyanın Pınarları

Tayinim çıkıp, Kütahya'ya  geleli yaklaşık 2,5 ay oldu. Belkıs Akkale çok güzel söyler "Kütahya'nın Pınarları Akışır" türküsünü, ben de çok severim. Ben henüz göremedim bu pınarları ama...



Kütahya'nın Pınarları Akışır,
Devriyeler Kol Kol Olmuş Bakışır.
Asalı'ya Çuha Şalvar Yakışır,

Aman Aman Vehbi Öyle De Böyle Olur Mu.
Ah Ben Ölürsem Dünya Sana Galır Mı.

Salın Gelip Musallaya Dayandı,
Gar Beyaz Vehbim Al Kanlara Boyandı.
Seni Vuran Oğlan Nasıl Dayandı,

Aman Aman Vehbi Öyle De Böyle Olur Mu.
Ah Ben Ölürsem Dünya Sana Galır Mı.

Diye devam edip, gidiyor.
 
 Buraya yerleşelim, alışalım derken, zaman su gibi akıp gitti. Oğlum,pamuğum Taha 4 yaşını doldurdu.

Çok şeye alıştık burada. Simav'ın fırınlarında satılan ekşi mayalı köy ekmeğine, domates kokan domatesine, lezzetli çabuk pişen fasulyesine...Her yerin kendine göre nimeti var; şehir jeotermal ile ısınıyor, musluklardan sürekli sıcak su akıyor, şifalı kaplıcaları var.
Oğlum ve ben yeni arkadaşlar edindik, misafir ağırlıyoruz, elbette tariflerimiz var yayınlanacak.
Portakallı Kek

Bartın'a selam eder, dostları bekleriz. En kısa zamanda tarifleri yayınlamaya başlıyorum.


3 yorum:

  1. Zeynep Hocam maşaallah çok güzel çıkmışsınız,özlettiniz kendinizi,inşallah bizde Bartına bekleriz,Bartından kucak dolusu selamlar.

    YanıtlaSil
  2. zeynep hocam her zamanki gibi çok güzel anlatmışsın, canımız Kütahya çekti.belli mi olur geliriz belki de

    YanıtlaSil
  3. zeynep albayrak29 Kasım 2011 06:11

    Saadet Hocam, şehirler bizi çekiyor. Sen gel yeter. Zarf mazrufuyla bilinir.Kütahya seninle daha güzel olur.

    YanıtlaSil