1 Mayıs 2013 Çarşamba

BOĞAZİÇİ ŞINGIR MINGIR

Baharın ruh haletim üzerindeki tesirini en iyi anlatacak olan ifade herhalde "Boğaziçi Şıngır Mıngır" olsa gerek. Salah Birsel'in Boğaziçini anlatan kitabının başlığı bu aslında.
Daha öncesinde haberim yoktu bu kitaptan, geçen kitapçıda rafların arasında dolaşırken rastladım.
Bahar deyince aklım Boğaziçine gidiyor, Boğaziçini görünce içime bahar geliyor.
Öyle derin ki içimde Boğaz, ruhumun bir penceresi hep Boğaz sırtlarına bakıyor sanki, hep yeşil olan, yeşilin en asili olan Boğaz sırtlarına.

Baharı mı anlatayım yoksa Boğaziçini mi bilemedim şimdi! Herkesin kendisine has olan ama, kimsenin olamayan bin yıllık ahlardan sonra bir gül aşkına teslim olan Boğaz...


Bütün güzelliklere sahip olmak mümkün değil elbette, elimizde olanların değerini bilmek en güzeli.


Küçük oğlum, Muhammed Sefa 1 yaşını doldurdu. Karşısındaki kalabalık onu pek utandırmıştı.

Aşağıdaki görüntüler, Ereğli'nin sahil şeridinde tarafımdan çekilmiştir. Adeta bir botanik bahçesini andırıyor değil mi? Aylardır burada yaşıyoruz, ilk defa geçen hafta sonu hep birlikte sahile gezmeye çıkma fırsatımız oldu. Sabah saatleri olduğu için sahil bomboştu, rahatça fotoğraf çekebildim.




Bu da sahildeki tavus kuşumuz, sağolsun bizi çok fazla bekletmeyip, şovunu yaptı.


Benden haberler böyle, inşallah siz de bulunduğunuz memleketlerde afiyettesinizdir.

2 yorum:

  1. güzel tariflerinize arada bir de olsa bakıyorum Zeynep Hocam ellerinize sağlık...sevgiler... Selda Ünal

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim Selda Hocam, iyi ki varsınız. Selamlar...

    YanıtlaSil