1 Eylül 2012 Cumartesi

YAZ BİTTİ...

Yeni umutlar yüklediğimiz bir yaz daha bitti. Kimi geldi geçti hayal oldu, kimi gerçekleşti. Yaz bitti, ya şimdi güz başlamayacak mı sağ olan başa? Dolmalık biberler iplere dizilip, kurutulmak üzere evlerin balkonlarına-duvarlarına asıldı, tarhanalar yoğurulmaya başladı Simavda.
Bize de güz  hazırlığı olarak taşınmak düştü. Evi toplamakla meşgulüm şu günlerde. Ereğli'ye tayin istemiştik, nihayetinde çıktı tayinimiz. Kısmet olursa bundan sonra Ereğli(Zonguldak)'den yazacağım sizlere.
Meslek öğretmenlik olunca, Eylül bayağı telaşlı geçiyor. Taşınmak, yerleşmek, Taha'nın okulu, Sefa'nın bakıcısı vs. vs. Bir de ray dolap bakmakla meşgulüm bu aralar, bu konuda tecrübesi olan varsa paylaşsın lütfen.
Bir sürü ürün...Hangisi daha kullanışlı karar vermek zor.


Bayramdan beri yazacağım bir Samsa tatlısı var. Milföy hamurundan hazırladım tatlıyı. Hazırlarken farkettim ki bu hamurla tatlı yapmak biraz riskli. Milföy hamuru,  fazla yumuşayınca güzel pişmiyor, bu da bir tatlının başına gelebilecek en kötü şey. Hamurunun pişmemesi ve dolayısıyla şerbetini iyi çekmemesi. Yıllar evvel çalıştığım işyerinin aşçısı yapardı milföyden tatlı pek güzel olurdu. Meğer ne maharetli imiş, pek takdir ettim içimden. Ben dondurucudan hamuru çıkardıktan sonra epey beklediğinden, biraz fazla yumuşamıştı. Fırında tatlıyı pişirirken başında nöbet tuttum diyebilirim, içini çeksin diye.

Tatlının hazırlama aşamaları çok zevkli, 10 lu milföy hamurunu hiç bölmeden aralarına eritilmiş tereyağı gezdirerek unlu tezgahta olabildiğince inceltiyorsunuz. İç harcı koyup şekildeki gibi kesiyorsunuz. Eğer hamurlarınızı hızlı açıp, fırında pişirirseniz içini çekerek güzel pişer. Benim ki gibi bekletmek zorunda kalırsanız pişmesi biraz can sıkıcı olabilir. Sonra tatlının şerbetle buluşturulması aşaması var. Bu tarif her yerde olduğu için ayrıntılı yazmak istemedim, bir de beni biraz strese soktuğu için bir süre bu tatlıyı tekrar yapmam herhalde.

Sonuç fena sayılmaz. Bir de keşkek pişirdim bayramda. Keşkek pişirmenin püf noktalarının Demirci'li ev sahibemiz Ayşe Teyzeden öğrendim, bir gün sizinle paylaşacağım. Öncesinde pek sevmezdim, ruhundan anlamak gerekiyormuş meğer.

Efendim blogger olmak da zor şey, sürekli paylaşmak gerekiyor. Ama çok da güzel, senden haber bekleyenlerin olması.
Bir zamanlar sizden gelenler köşesiyle tariflerinizi yayınlıyordum, yine başlasak mı acaba? Sırada çaylı kek tarifim var, bir kaç güne kadar paylaşırım.

Güz hazırlıklarınızda kolaylıklar diliyorum.

1 yorum:

  1. Taşınma süresinde Allah gücünü kuvvetini arttırsın arkadaşım. Çaylı kek dedin de rahmetli ananem de gazozlu kek yaparmış çok eskiden ben pek hatırlamıyorum, ama gazozlu keki hep merak etmişidir. Ben de bir arkadaşımda sodalı kek yemiştim, tarifini almıştım sık sık yaparım. Kek zaten vazgeçemediklerimden. Merakla tarifini bekliyorum.

    YanıtlaSil