4 Ağustos 2013 Pazar

Bir Kitap Tanıtımı

Pek fazla dile getirmemiş olsam da, ilgimi geçen konulardan biri de Kuran-ı Kerim'deki musikidir. Bu konuda yapılacak çok şey olduğuna inanıyorum. Belki bu konuda önemli bir kilometre taşı olabilecek bir kitap Işık yayınları tarafından yayınlandı geçenlerde; ‘Kur’an ve Şan Tekniği Hu.
Kitabın yazarı, Gönül Hurmalı, müzik eğitmeni ve besteci.
Kur’an okumayı öğrenirken kıraat talimi ile şan eğitimi arasındaki benzerliği fark etmiş ve bu konuyu araştırmaya başlamış. ‘Kur’an ve Şan Tekniği Hu’ kitabında bu iki zıt alanın ortak noktalarını ele alıyor.
Gönül Hurmalı, 1984’te 9 Eylül Üniversitesi İzmir Devlet Konservatuarı Opera ve Konser şarkıcılığı bölümüne başlamış, eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış.

 
Hafızlık eğitiminde uygulanan bazı yöntemlerin opera çalışmaları sırasında kullanıldığını biliyor muydunuz? Birbirine oldukça uzak bu iki alanın aslında bu kadar yakın olması size de ilginç gelmiş olmalı. Müzik eğitmeni, besteci Gönül Hurmalı, ‘Kur’an ve Şan Tekniği Hu’ kitabında bu iki zıt alanın ortak noktalarını ele alıyor. Hurmalı, ayrıca Türk operasının duayenlerinden, şan pedagogu Sabahat Göksu Tekebaş’ın İzmir’deki tek kız öğrencisi.
Gönül Hurmalı kitabı hakkında, birçok TV kanalına röportaj vermiş ve programa katılmış. Ben de TRT1 de rastlamıştım. Programın sonuna yetişmiştim, Kuran-ı Kerim de 8 vuruşluk nota olduğunu söylüyor. Bu yıl piyano eğitimi alan oğlum için, biz de notalarla bayağı haşır-neşir olduk.
Umarım en kısa zamanda istifade etmek nasip olur.
 
Selam ve dua ile...

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Fırın Sütlaç

Perşembe akşamı annemleri iftara davet etmiştim. Mütevazi iftar soframdan görüntü almadım. Ama hazırladığım fırın sütlacın görüntüsünü sizin için almayı bir borç bildim kendimce. Daha önce tarifini verdiğim hamsiköy sütlacını fırında hazırladım bu sefer.

Bu yıl fırın kaplarından hem kendime aldım hem de arkadaşlarıma hediye ettim.Fırın kapları; sütlaç, güveç ve yoğurt sunumu için hem lezzetli hem de pek şık oluyorlar.
Hamsiköy sütlaç tarifini iki ölçü hazırladım. Lokantalarda fırın sütlaç yapmak için; sütlaç kaplarını yarıya kadar doldurduktan sonra, kalan sütlacın üzerine yumurta kırıp kaseleri dolduruyorlar. Dikkat ederseniz, dışarıda yediğiniz fırın sütlaç pek sarıdır. Ben yumurta kullanmadım, sadece sütçüden aldığım yağlı sütü kullandım. Zira hazır sütler yağsız olduğu için, sütlü tatlılar pek kıvamlı olmuyor.
En önemli püf noktası, sütlacı hazırlayıp kaplara dökdükten sonra soğuduğunda üzerinin buruşması. Bu demek oluyor ki artık sütlacınız fırına girebilir. Ben üzerini çok fazla yakmak istemedim, bu görüntü bana kafi geldi.

Hamsiköy sütlacını verdiğim tarifin iki katını alarak hazırlayın ve 6 tane fırın kabına paylaştırın. Birkaç küçük kase daha sütlacım arttı benim. Fırın tepsisinin içine biraz su döküp, fırın kapları yerleştirin ve 180 derecede üzeri biraz kızarana dek pişirin. Oda ısısına gelince buzdolabına kaldırın, soğuk olarak servis yapın.

Afiyet Olsun.

Kayısılı Kek

Nisan-Mayıs ayından kalma bu tarifi kayısı suyu ile hazırladım. Şimdi ramazan günlerinde niye kek tarifi demeyin, bu ramazan en önemli hazırlığım ve uğraşım; gün içinde çocukları hem oyalayacak hem de doyuracak bir menü oluşturmak oluyor. İftar sofraları hafif geçtiği için, mutfaktaki mesaimin çoğunu çocuklara harcıyorum.

MALZEMELER

-3 yumurta
-1 su bardağı toz şeker
-1 türk kahvesi fincanı sıvıyağ
-1/2 su bard. kayısı suyu( kayısı hoşafından kullandım)
-2 su bard. beyaz un
-1 paket kabartma tozu
-1 paket  vanilin
-1 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi

Üzeri İçin; 
Kırık Fındık



HAZIRLANIŞI

Yumurtaları ve şekeri köpük kıvamı alıncaya kadar çırpın. Sıvı yağı ve kayısı suyunu ekleyin. İki kere elediğiniz beyaz unu tahta kaşıkla karışıma ilave ediniz. En son kabartma tozu, vanilin ve limon kabuğu rendesini de karışıma ilave edip, karıştırın. Kalıp olarak yuvarlak kelepçeli bir kek kalıbı kulllandım ben. Kek kalıbının içine yağlı kağıt serip, içine biraz tereyağ sürün ve un serpin. Fazla unu döktükten sonra, kek karışımını kalıba dökünüz. Üzerine kırık fındıkları da koyduktan sonra, önceden ısıtılmış 160 derece fırında 40-45 dakika pişiriniz. Daha yüksek ısıda pişirmeyin lütfen.

Afiyet Olsun.

Arkadaşım Remziye ailesi ile birlikte bizi ziyarete geldiğinde, kayısı suyu yerine aynı miktarda çay demi kullandım, sanırım o da güzel olmuştu. Onun içine biraz da parça fındık koymuştum.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Nuray Hanım'ın Tahinli Kurabiyesi

Ramazan ayı, yaza denk geldiğinden beri bir şey yenilip-içilmez oldu iftar sofralarında. Geçen gün, 2009 yılının ramazan ayında bir iftar daveti için hazırladığım yemek listesini gördüm, ne külfetli ve abartılı geldi bana.
İftar soframız; çorba, salata, cacık, kavun, karpuz, meyve şerbetleri, su, pide ve hurmadan öteye geçmiyor. Yine de özel bulduğum hafif tarifler olursa paylaşacağım. Hatimlerinizi ihmal etmeden okuyun olur mu?

Tarifini yayınlamakta geciktiğim bir tarif, tahinli kurabiye. Öğretmen arkadaşlarımdan Nuray Hanım'a ait bu tarif.
Okuldaki yıl sonu kahvaltımız için hazırlamıştı kendisi. Çok beğenilen bir tarif olunca, bana da kurabiyeleri görüntüleyip, tarifini yayınlamak düştü. Ellerine sağlık Nuray Hocam.

Tahinli kurabiye Malzemeleri
-1 çay bardağı tahin
-1 çay bardağı pudra şekeri
-1 1 çay bardağından 1 parmak eksik sıvıyağ
-1 çay bardağı kırık ceviz
-Aldığı kadar un

Üzeri İçin;
Pudra Şekeri


Hazırlanışı

Malzemeleri karıştırıp, en son un ekleyin. Tarifte kabartma tozu yok belirteyim. Ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, yağlanmış fırın tepsisine yerleştiriniz. Önceden ısıtılmış 160 derece fırında 15- 20 dakika kontrollü bir şekilde pişiriniz. Malumunuz kurabiye çabuk pişer.  Fırından çıkardığınız kurabiyelerinizin üzerine pudra şekeri eleyip, servise hazır hale getiriniz afiyet olsun.

Afiyet olsun.

12 Temmuz 2013 Cuma

Kıbrıs Tatlısı

Hayırlı, uğurlu ve bereketli ramazanlarınız olsun inşallah. Tarifler bir yana sizi epeydir habersiz koydum. Okulun son dönem yoğunluğunu bilirsiniz, hadi okulları kapattık derken sonrasında iki oğlumuzun sünneti, onların iyileşme süreci...Aradan bir ayı aşkın bir süre geçmiş,  nihayet elim yetti bloğuma girmeye, çok şükür. Büyük oğlum birkaç ay sonra 6 yaşını dolduracak, küçük oğlum 14 aylık, 2 gün arayla ikisini de sünnet ettirmiş olduk. Sünnet düğünü, yemeği ya da mevlüdü için henüz bir hazırlığımız yok. Ne kadar anlamlı olduğu tartışılır, sünnet olup bittikten sonra yukarıda saydığım etkinliklerin yapılması. Her şey adeta bir şekilcilik haline dönüşmüş. Bakalım bizim bu konudaki etkinliğimiz ne olacak ben de merak ediyorum!

Vereceğiniz iftar davetlerine hazır tatlı değil de ev yapımı şerbetli ve sütlü bir tatlı hazırlamak isterseniz, Kıbrıs tatlısını önerebilirim. Hem şerbetli hem de sütlü olması, ayrıca yoğun ceviz tadı bu tatlıyı ayrıcalıklı yapıyor. Hayret! Şimdiye kadar, nasıl bu tarife ulaşamadım diyorum. Daha öğreneceğimiz çok şey var. Bu tarifte beyaz un yok, sadece galeta unu var.


Kıbrıs Tatlısı Malzemeler

-4 tane yumurta
-1 su bardağı toz şeker
-1 su bardağı sıvı yağ
-1/2 su bardağı ılık su
-1 su bardağı galeta unu
-1 su bardağı dövülmüş ceviz
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma tozu

Şerbeti Malzemeleri:

-2 su bardağı tozşeker
-2 su bardağı su

Krema Malzemeleri:

-1 lt. süt
-4 dolu dolu çorba kaşığı un
-1 paket vanilya
-1 poşet kremşanti


HAZIRLANIŞI

Öncelikle çelik bir tencereye şerbet malzemelerini koyup, kaynatın. Şerbet biraz koyu kıvam alınca altını kapatıp soğumaya bırakın.
Kek hamuru için yumurtaları ve toz şekeri köpük haline gelinceye kadar çırpın. Bu karışımaq; su, sıvıyağ, ceviz, galeta unu, vanilya ve kabartma tozunu ekleyin. Büyük boy dikdörtgen borcamı yağlayıp, 180 derece önceden ısıtılmış fırında pişirelim. Fırından çıkardığınız kekin sıcağı çıkınca üzerine soğumuş şerbeti dökelim. Kreması için tencereye unu ve sütü koyup pişirelim. Kaynayınca altını kapatıp vanilya ve toz haldeki kremşantiyi ekleyelim. 5 dakika mikserle çırptıktan sonra, şerbetini çeken tatlının üzerine kremayı dökelim. Buzdolabında bir kaç saat bekletip, servis yapalım. 

Afiyet olsun.

Kaynak: http://www.birseninmutfagi.com

31 Mayıs 2013 Cuma

Ispanaklı Fırın Makarna

Bu tarifimi yayınlamakta biraz geç kaldım. Kış sebzelerinin başında gelen ıspanağın mevsimi geçti artık. Şimdi bu tarifi ıspanak yerine semizotu ile yapmak daha yerinde olur.
Şimdilerde pazar ne kadar renkli değil mi? Çilekler, erikler, kara dutlar...Her mevsimin nimeti farklı, şükretmek lazım. Kışın C vitamini için portakal mandalina varsa, şimdi de çilek var.



MALZEMELER

500 gr. fırın makarna
750 gr. ıspanak( ya da semizotu)
4 yumurta
2 çorba kaşığı tereyağ
2 çorba kaşığı un
1 su bardağı süt
400 gr. kaşar peyniri rendesi
tuz
karabiber

HAZIRLANIŞI

Un tereyağı ile kavrulur. Sıcağı çıkınca içine süt ve yumurtalar eklenir. İyice çırpıldıktan sonra; tuz, karabiber eklenip,  kaşar rendesinin yarısı ilave edilir. Daha önceden yıkayıp süzdüğünüz ıspanakların üzerine biraz tuz ilave edip bekletin.
Makarnaları paketin üzerindeki tarife göre haşlayıp, suyunu süzün. Dikdörtgen borcamın içerisine makarnanın yarısını ilave edip, üzerine hazırladığınız sosun yarısını dökün. Ispanaklarınızın fazla suyunu elinizle sıkarak çıkarıp, hepsini makarnaların üzerine düzgünce yayın. Geri kalan makarnaları da ilave edip, üzerine sosu ve en sona da kalan kaşar rendesini ekleyerek 175 derece fırında üzeri kızarana dek pişirin. Daha önce yayınladığım mantarlı fırın makarna tarifine buradan ulaşabilirsiniz.

Afiyet olsun.



13 Mayıs 2013 Pazartesi

Keçi Boynuzu Tozlu Kek

Üç aylarınız hayırlı mübarek olsun. Şimdiden gelecek olan Regaip Kandiliniz de mübarek olsun inşallah. Hayırlı ve bereketli bir zaman dilimine daha girmiş bulunuyoruz. Gereğince istifade edenlerden oluruz inşallah.


Çocuklarımıza özellikle kan yapıcı besinleri araştırıp dururuz, keçi boynuzu tozu da bunlardan birisi. Kan yapıcı özelliğinden dolayı keçi boynuzu tozunu özellikle çocuklar için hazırladığım; kek, kurabiye ve muhallebilere katmaya çalışıyorum.
Şimdi vereceğim tarifi  iki kere farklı ölçülerde hazırladım, sonuç ikisinde de başarılı oldu. Fotoğraflardaki kek görüntüsü, şimdi malzemelerini yazacağım büyük ölçüye ait tarif. İki renkli hazırladığım bu tarif bana da birkaç dilim kek yedirdi.

MALZEMELER

-4 yumurta
-1,5 su bard. toz şeker
-1 su bard. siyah çay demi
-1/2 su bard. ılık su
-1/2 su bard. sıvıyağ
-1/2 su bard kırık ceviz
-1 yemek kaşığı kakao
-2 yemek kaşığı keçi boynuzu tozu
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma yozu
-3 su bard. iki kere elenmiş un.



HAZIRLANIŞI

-Yumurta ve şekeri mikserle çırptıktan sonra, sıvı yağ, ılık su ve çay demini ekleyip düşük ayarda bir kez çırpın. Elenmiş un, vanilya ve  kabartma tozunu da karışıma ekleyin ve tahta kaşıkla karıştırın. Bu karışımdan bir miktar alıp, içine kakao ve keçi boynuzu tozunu  iyice yedirin. Kırık cevizleri sade kek karışımına ilave edip, karıştırın. Yağlayıp, unladığınız kek kalıbına önce sade kek karışımını sonra da kakaolu kek karışımını dökün. 180 derece önceden ısıtılmış fırında 40-45 dakika pişirin.

Hemen unutmadan az ölçülü tarifi vereyim.

Malzemeler:

-3 yumurta
-1 su bard. toz şeker
-1/2 su bard sıvıyağ
-1 su bard. çay demi
-1 çorba kaşığı kakao
-1 çorba kaşığı keçi boynuzu tozu
-1 pk. kabartma tozu
-2 su bard. iki kere elenmiş un.
-1 pk. vanilya.

Hazırlanışı yine aynı şekilde, yukarıdaki tarife göre hazırlanacak, bu tarifte ceviz yok, isterseniz ekleyebilirsiniz.


Bahçemizde türlü türlü renklerde güller var. Onlara bakmak ayrı güzel, onları görüntülemek ayrı güzel.  Fotoğrafçı olsam, adım "Gül Fotoğrafçısı"  olurdu herhalde.

Selam ve dua ile...

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Kadınbudu Köfte

Lezzetine hayran olduğum bir köfte çeşididir, kadınbudu. Dışarıda onu her yediğimde pek zahmetli olsa gerek bunun yapımı derdim, nihayet deneme fırsatım oldu. Bana, bu köftenin yapımı görüntü ve tadına göre bayağı kolay geldi.

Fotoğraf makinemden silinen fotoğraflar arasından geri getirilmiş bir görüntü olduğu için,  görüntü pek net değil. Çözünürlüğü bozulmuş aşağıdaki fotoğraf için özür diliyorum.



MALZEMELER

-500 gr. yağsız kıyma
-2 çorba kaşığı pirinç
-1 soğan
-Sıvıyağ
-1/2 demet maydanoz
-Karabiber, tuz, yenibahar
-3 yumurta
-3 çorba kaşığı un

Kızartmak için;
Sıvıyağ

HAZIRLANIŞI

Pirinci ayıklayıp, yumuşayıncaya kadar haşlayıp, suyunu süzün. Kıymayı iki eşit parçaya bölün. tavaya sıvıyağı koyup, küp küp doğradığınız soğanları pembeleşene kadar çevirin, içine kıymanın yarısını ilave ederek iyice kavurun. kıyma soğuduktan sonra içine; maydanoz, tuz, karabiber, pirinç, yenibahar ve kalan kıymayı koyup iyice yoğurun. köfte harcından yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp, ıslattığınız avucunuzla yuvarlayın,  yassılaştırarak oval köfteler yapın. Tüm köfteler bitince önce una, sonra çırpılmış yumurtaya bulayıp, kızgın yağda iki tarafı da altın sarısı bir renk alıncaya kadar kızartın. Sıcak veya soğuk servis yapabilirsiniz afiyet olsun.

Yukarıdaki görüntüyü telafi edecek birkaç görüntü ile gönderiye son vereyim. Daha önce tarifini verdiğim tuzlu kekin yeni görüntüleri bunlar:





Lezzetli ve bol şükürle dolu günler diliyorum.


BOĞAZİÇİ ŞINGIR MINGIR

Baharın ruh haletim üzerindeki tesirini en iyi anlatacak olan ifade herhalde "Boğaziçi Şıngır Mıngır" olsa gerek. Salah Birsel'in Boğaziçini anlatan kitabının başlığı bu aslında.
Daha öncesinde haberim yoktu bu kitaptan, geçen kitapçıda rafların arasında dolaşırken rastladım.
Bahar deyince aklım Boğaziçine gidiyor, Boğaziçini görünce içime bahar geliyor.
Öyle derin ki içimde Boğaz, ruhumun bir penceresi hep Boğaz sırtlarına bakıyor sanki, hep yeşil olan, yeşilin en asili olan Boğaz sırtlarına.

Baharı mı anlatayım yoksa Boğaziçini mi bilemedim şimdi! Herkesin kendisine has olan ama, kimsenin olamayan bin yıllık ahlardan sonra bir gül aşkına teslim olan Boğaz...


Bütün güzelliklere sahip olmak mümkün değil elbette, elimizde olanların değerini bilmek en güzeli.


Küçük oğlum, Muhammed Sefa 1 yaşını doldurdu. Karşısındaki kalabalık onu pek utandırmıştı.

Aşağıdaki görüntüler, Ereğli'nin sahil şeridinde tarafımdan çekilmiştir. Adeta bir botanik bahçesini andırıyor değil mi? Aylardır burada yaşıyoruz, ilk defa geçen hafta sonu hep birlikte sahile gezmeye çıkma fırsatımız oldu. Sabah saatleri olduğu için sahil bomboştu, rahatça fotoğraf çekebildim.




Bu da sahildeki tavus kuşumuz, sağolsun bizi çok fazla bekletmeyip, şovunu yaptı.


Benden haberler böyle, inşallah siz de bulunduğunuz memleketlerde afiyettesinizdir.

6 Nisan 2013 Cumartesi

Muhallebi

Tarifime geçmeden,  benden haberler  vereyim. Yaklaşık bir ay önce görev yeri değişikliğinden dolayı, ilçe merkezindeki bir liseye tayinim çıktı. Yeni okulum, yeni arkadaşlarım, yeni öğrencilerim...derken epey alıştım diyebilirim yeni ortamıma. Kutlu doğumla birlikte oğlumunda ilk yaş günü heyacını birlikte karşılıyoruz; zira Muhammed Sefa 20 Nisanda 1. yaşını dolduracak inşallah.

Pakmayanın pastacılık ürünlerini raflarda görmeye başladık değil mi? Pakmaya pirinç unu aldım geçenlerde. İki defadır paketin arkasındaki tarifi uyguluyorum, gayet kıvamında bir muhallebi oluyor.

HAZIRLANIŞI

- 5 su bardağı sütü bir tencereye boşaltın ve ocağa koyarak ısıtmaya başlayın.
- 1/2 su bardağından biraz fazla(yaklaşık 70 gr) pakmaya pirinç unu ile 1,5 çay bardağı(yaklaşık 140 gr) toz şekeri, bir tabak içinde iyice karıştırın ve ocakta ısınan sütün içine ilave edin.
- Kaynamaya başlayınca ocağı kısın, 1 paket şekerli vanilin ilave edin ve yaklaşık 5 dakika daha kaynatmaya devam edin.
- Ocaktan alınca servis kaselerine dökün, oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırın. üstüne tarçın serperek veya fındık, fıstık vs. ile süsleyerek soğuk servis yapın.

Bu tariften, yeni doğum yapan gelinimize bebek görmeye giderken orta boy bir borcam servisi hazırlamıştım(Bu görüntü iki ay önce sizin için alınmıştı).


Tarifleri uygularken, mutfak tartı aleti kullanıyorum, sonuç garantili oluyor. Çilekler çarşı, pazarsa kendini göstermeye başladı, yakında belki bir çilekli tarif paylaşırım. Hafta içi yaptığım şerbetli kadayıf tatlısını paylaşma fırsatı bulamadım maalesef. Akşama menüde kadınbudu köfte var, görüntü almayı başarabilirsem, tarifini paylaşırım.

Portakallı kakaolu kekin üzerine oğlum elma dilimleri serpiştirmişti, bu da son görüntümüz olsun.

Bol keyifli mutfaklar diliyorum


9 Mart 2013 Cumartesi

Haşhaşlı Çörek

Bartın'da yaşadığımız sürece bende yer eden lezzetlerden biridir haşhaşlı çörek. İç malzemesini hazırlayıp, Kemerdeki Somaklı fırınında yaptırırdım haşhaşlı çöreği. Geçen yıl kaldığımız Simav'da haşhaşlı çörek fırınlarda günü birlik olarak satılırdı. Birkaç kez evde yapmayı denediğim haşhaşlı çöreğin, istediğim kıvamına ve dokusuna ulaştım nihayet.


Kuru maya ile hazırladığım hamurdan iki şekilde çörek hazırladım. İlkinde; ince yufka şeklinde hazırlayıp, iç malzemesini koyduktan sonra, dolama börek şeklinde tepsiye yerleştirdim(yukarıdaki fotoğraf). İkincisinde(en sevdiğim hali), iç malzemeye koyup, doladıktan sonra tekrar yufka büyüklüğünde açtım ve tepsiye yerleştirdim(alttaki fotoğraf).





MALZEMELER

-1 kg. un
-1 yemek kaşığı kuru pakmaya
-2 su bard. süt
-3/4 su bard. sıvıyağ
-Ilık su
-Tuz
-1 tatlı kaşığı şeker
-Yufkaları açmak için bir miktar un.

İç Malzeme

-300 gr. haşhaş ezmesi
-1 su bard. tahin.
-1/2 su bard. zeytinyağı

HAZIRLANIŞI

Cam bir kase içerisinde şeker ile kuru mayayı karıştırıp 1 bardak ılık süt ve 1 bardak ılık su ile 10 dakika mayalandırın. Bir kabın içerisine unu eleyin, ortasına mayayı, sıvı yağı ve kalan ılık sütü ilave edip yanlardan ortaya doğru yoğurun. Hazırda bulundurduğunuz ılık suyu da yeteri kadar kullanarak ele yapışmayan bir hamur elde edin. Hamuru yaklaşık 45 dakika dinlendirin. Sonrasında 6 adet eşit bezeye bölün. Her bir bezeyi yufka büyüklüğünde açın. Bütün iç malzemeyi bir kaba alarak yoğurun. Açtığınız yufkaların içine elinizde iç malzemeden sürüp, yufkaları dolayın, rulo şeklinde sararak tepsiye yerleştirin. Benim tepsilerim küçük olduğu için üç yufka ile bir tanesi doldu, böylece iki tepsi hazırlamış oldum. Fırına vermeden önce yaklaşık 20 dakika daha haşhaşlı çöreklerinizi dinlendirin, 175 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana dek pişirin.
Afiyet olsun.

Stollen

 Merhaba, Kış gelince, kışa özgü tadlar da yavaş yavaş mutfaktaki yerini almaya başladı. Alman ekmeği, stollen konusunda uzmanlaşmış olabili...